DiniErk







“Rabbin İçin Kurban Kes” Vakıf, Dernek İçin Değil..
İlahi emir “Rabbin için kurban kes” ( Kevser süresi – 2 ) böyle.. İster Kur’an-ı Kerim harf harf incelensin, ister tüm hadis külliyatlarından bakılsın Kurban Allah-u Teâlâ’nın rızası için kesilir.
Ötesi yok..
Ne yazık ki Kurban meselesi her yıl olduğu gibi bu yıl da farklı cihetlerce yine saptırılıyor. Ve bunun en başında Diyanet İşleri Başkanlığı ve onu kopyalayıp aynı girizgahdan giren muhtelif vakıf, dernek, cemiyet, belediye vs gibi kurum ve kuruluşlar geliyor.
Diyanet fetva kurulu hem kurbanın kişinin kendi tarafından kesilmesinin gerektiğine dair fetva yayınlıyor hem de arkasından "vekalet" denilen kavramı dolandırarak farklı bir hboyuta taşırcasına kurumlara vekalet vermenin olabileceğini söylüyor.
Geçmiş yıllarda çok önemli olarak adlandırılan ve herkesin koşa koşa giderek kurban bağışladığı ve sonradan vatan hainşliği deşifre olan cemaate verenler şimdi yine cemaatlare, derneklere, Diyanet'e koşuyor.
Marketler kurban kesme yarışında Müslümanları aldatıyor, bir çok dernek ve vakıf Müslümanları aldatıyor. Hatta belediyeler bile kurban pazarından pay alma telaşına düştü. Neden, hem kesme yeri, hem satış yeri gem de ceza ile korkutarak insanların kurbanlarının kendilerinin kesmesini engelleyerek akıbeti ve caizliği meçhul vekalet yolu ile kurbanlara sahip olup rant sağlamak.
Müslümanlar hiç bir şekilde, kurumlara, derneklere, vakıflara kısaca tüzel olan kişilere "vekalet verilip kurbanımı kes" deme hakkına sahip değiller.
Kurban infak etmenin, kardeşliğini, ikramın, bölüşmenin adıdır.
Kurban şükürdür.
Kurban kulun Allah-u Teala’ya yaklaşmasıdır.
Kurban kul ile yaratan arasında gidip gelmenin adıdır, bineğidir, yoludur.
Araya kimse giremez. İslam ruhbani bir din değildir. Ruhbanlık yoktur. Öyle ise “Kurban kes” emri ilahisinde “kestir” yok. Kesemezsen, bıçağı eline alıp hayvana yaklaşamazsan yanına bıçak tutan birini al vekâletini ver. Vekille el ele tutuş, gözgöze bak. Aranızda Allah rızası için yakınlaşma olsun. Birbirinize elektrik geçsin. Ruhlar şahit olsun.
Kurban önünde olmalı. Dokunmalısın. Hatta bir gece önceden misafir olmalı evine, yemini suyunu vermelisin. Göz göze temasınız olmalı. Kesimhanelerde mi keseceksin. O halde kesimden önce yanına var. Okşa onu.. Sev. Bir mümin beni sevdi diye sevinsin hayvancağız. Yumuşak davran. Şahidin olsun.
Seni zalim değil mülayim sahip olarak, Rabbine sığınmış kul olarak görsün.
Hissedin birbirinizi. Gözlerine bağladığın bağ, boynuna doladığın kurdele, sırtına sürdüğün kına bayram olsun. Tekbirler kurbanın melemesiyle göklere ulaşsın. Rahmet Melekleri nazarları üzerinde, kanın aktığı toprak, çevrendeki insanlar şahidin olsun. “Allah-u Ekber” nidasına sevinç gözyaşın karışsın. Hamd et. Ve iki rekat şükür namazı kıl.
İşte kurbanın kurban olduğu an budur. Nasip eden rıza göstererek razı olmasını dilediğin kurban budur.
Telefonla, e posta ile banka havalesiyle, hatırla gönülle adı ne olursa olsun bir kuruma, derneğe, vakfa hiç görmediğin birine vekâlet vererek, hiç görmediğin ve görmeyeceğin sözde kurbanın senden uzakta ( o da zamanı içinde keserlerse, gerçekten tekbirle, kurban olarak keseceklerse…) kesilecek.
Acaba kesildi mi? Acaba yerine ulaştı mı? Acaba gönderdiğin kurum neresi ise söz verdiği gibi yaptı mı?
Haydi oldu diyelim. Aranızdaki şahitlik nerede..
Kurban kurban olduğunu bilecek mi ? En zor şartlarda dahi kurbanını kendi kesen, hatta kızı Hz. Fatıma’ya (rah) “gel kızım kes” diyen peygamberin (aleyhisselam) ümmetinden bir fert olarak yaptığından utanmayacak mısın?
O Peygamber ki istediği birine kestiremez miydi? İsteseydi “bilmem nerede fakirler vardır” deyip oralara haber ulaştırıp kestiremez miydi.?
Oyunlara gelmeyin. Kurban ibadeti bir sacayağı gibidir. Kul, kurban ve Yaradan arasındadır.
Sevgili okurlar..
Kurban konusunda geçmiş yıllarda da çok yazılar yazdım. Yazdığımız yazıların haklılığı yaşanan yıllarda ortaya çıkmıştır. Bir çok kurban toplayan kurumun kurbanları kestirmediği, parasını başka yerlere yatırdığı, zaman yetmediği için hayvanları canlı olarak kasaplara sattığı, bir çok kurumun mahkemelik olduğu bilinmektedir.
Kurbanınızı kesiniz. Görünüz, dokununuz. Kestikten, kanı aktıktan sonra nereye isterseniz, gönlünüzün razı olduğu hangi kurum, dernek, vakıf, şirket, yer, ülke, insan varsa veriniz. İnfak, paylaşmak,dağıtmak kesimden sonra olmalıdır.
Mümin uyanıktır, aldanmaz. Aldanmayınız

Erol Kara - 25/7/2020


Kurban konusundaki yazılar için aşağıdaki linklere tıklayabilirsiniz

Kurban nasıl kesilir. ?

Kabil'in Kurbanı, İbrahimi Kurban, Hz. peygamberin (as) Kurbanı

Kurbanı kimler keser, kimlerle kesmeliyiz

Yorumunuzu yazın

Daha yeni Daha eski

Sponsor



Sponsor