Bizi Zengin Sofralarında Aramayın - Dindar Haber - DiniHabergentr

Bizi Zengin Sofralarında Aramayın




“Bizi Zengin Sofralarında Aramayın ”

Ramazan; Kur’an’ın nazil olmaya başladığı, mağfiret, rahmet, bağışlanma ayı, içinde bin aydan hayırlı Kadir gecesini barındıran oruç ayı ..

Bizleri bu özel aya tekrar ulaştıran Rabbimize sonsuz hamd ediyoruz, şükrediyoruz.

Yüce Allah: Oruç sizden öncekilere farz kalındığı gibi size de farz kılındı (1) buyurarak oruç ibadetinin iman edenler için kadim bir kültürü temsil ettiğini anlatır bize.

Oruç bu haliyle bir medeniyeti ifade eder, duruşu, duyuşu, düşünüşü..

Ramazan aynı zamanda içinde iftar, sahur ,teravih, fitre, infak, paylaşım gibi kavramların barındığı yardımlaşma duyguları ile birlikte hareket edebime melekelerinin ortak bir biçimde güçlendiği sonunda bayram olan 11 ayın sultanı..

İslam medeniyet ve medeniyet bilinci oluşturma hedefli bir dindir. Tekne orucu ecdadın teşvik amaçlı bir uygulaması olarak bilinse de aslında tekne tekine kelimesinden türemiştir. Künyelemek yani kimlik kazandırmak, bayraktarı olacağı medeniyet ile arasında aidiyet bağı oluşturmak anlamlarını ifade eder.

Kökeni, tarzı içinde barındırdığı nezaket, zarafet ve naiflikle asırla hükmetmiş, ışık tutmuş kültürümüzün kadim medeniyetimizin son yüz yıldır küresel bir erozyonla karşı karşıya olması biz Müslümanların içinde bulunduğu zafiyetler, kifayetsizlikler ve sorumsuzluklar sebebiyledir. Aslından uzaklaşan kültür yozlaşan kültürdür. Hayatımızın her alanı bir ur gibi saran başkalaşım isteği, öz’den ve değerlerden uzaklaşma, kendinden olmayana benzeme durumları takva ve züht anlayışından uzak ruhsuz bir ibadet anlayışına doğru bizleri sürüklemektedir.

Allah’ın; insanın oruç dışındaki her ameli kendi içindir. Oruç ise benim içindir, onun mükâfatını ben vereceğim dediğini peygamberimiz bize müjdeler.

Müjdenin anlamına uygun hareket ederek Ramazan’ı yasama gayretinde olmamız gerekirken adeta esiri olduğunuz tüketim kültürünün merkezine oturttuk,

Ramazan ayının geldiğini küresel sermayenin asitli içecek reklamlarından, GSM operatörlerinin bize sunduğu özel tarifelerden, 5 yıldızlı otellerin ve büyük Restoranların iftar rezervasyonu ilanlarından, bayramın geldiğini ise benzer ulusal ya da yerel ölçekli sermaye gruplarının çikolata ve şekerleme reklamlarından anlayabilmemiz mümkün hale gelmiştir,

Kabe-i Şerif benzer çevrelerce aynı şekilde kuşatılmış adete yalnız ve mahzun bırakılmıştır. Hac ve umre ibadetleri içi boşaltılarak seyahat, tatil dinlenme kavramlarının içine giydirilip din turizmi şeklinde tanımlanmaya başlanmıştır. Kapitalizmin benzer bir hedefinin de iftar sofraları üzerinden oruç ibadetini aslından ve içeriğinden uzaklaşmak olduğu açıktır.

Kim bir oruçluyu iftar ettirirse, oruçlu kadar sevap kazanır (2) buyuran efendimizin (SAV) fakirin ihtiyaç sahiplerinin, düşkünlerini olmadığı zengin iftar sofralarını, şatafatlı iftar davetlerini kast etmediği/ teşvik etmediği çok açıktır zira Hz.Aişe (RA) ifadesiyle; ölümüne kadar iki gün arka arkaya arpa ekmeği yiyemeyen bir peygamber bir lider bir önder o (SAV)

Diyanet isleri başkanlığı bu yıl fitre bedelini 23 TL olarak açıklamıştır, 5 yıldızlı otellerde iftar menüsü kişi bası 200 tl ‘ye kadar çıkmaktadır, iki rakamı yan yana getirdiğimizde derdimizin ne olduğu net olarak görülmektedir

Dünyada büyük kısmı Müslümanlardan oluşan 2 milyar insan açlık sınırındadır. Ramazan uyanış ve dirilişi temsil ediyorsa bize düşen bu değerlerimizi muhafaza ederek bu sömürü düzenine, tüketim ve israfta sınır tanımayanlara karşı bilinçlenmek ve harekete geçmektir.

Bizi zengin sofralarında aramayın olmadık olmayacağız. Sadece bedenimiz değil ruhumuzda oruçlu bizim.

Selam ve Dua ile..

Yusuf Özdemir
Çalışan-Sen ve Din-Bir-Sen Genel Başkanı


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

İlginizi Çekecek Haberler

Sponsor