DiniErk



Yalan Dünya
Yaşamımızı sürdürdüğümüz bu dünyanın koca bir yalan olacağını hepimiz biliyoruz.
Yani bugün varız, yarın olmayacağız…
Bunu bile bile bin bir hata yapıyor, çeşitli yanlışlara alet oluyor ve dünyevi çıkarlar için her türlü kötülüğü ya yapıyor ya da ortak oluyoruz.
Oturduğumuz koltukların, makam ve mevkilerin geçici olduğunu düşünmüyoruz.
Halbuki öbür dünyaya göç ettiğimiz zaman arkamızda bir eser bırakabilir, insanların bizi hayırla yâd etmesini sağlayabiliriz.
İyi insan olmanın güzel ve kolay olduğunu aklımızdan geçirmiyoruz.
Gerçekten basit ve kolay olan bu anlayışı, kendimize yaşam felsefesi haline getirebilir, insanların hayır duasını alabiliriz.
İslam dininin temelinde de iyilik var zaten.
Gerçi İslam dini bu günlere kolay gelmedi. Hz. Peygamber ve sahabeleri çile, eziyet, cefa çekerek ve şehit vererek İslam dinini yaymak için çalıştılar.
Mekke ve Medine döneminde Müslümanların çektiği işkence, eziyet ve cefalar tarihimizde açık bir şekilde yer almaktadır. O zamanki kâfirler şimdikilerden, daha tehlikeli ve daha acımasızlardı. Ama Allah’ın dinini yaymak ve Peygamber efendimizin yolundan gitmek için o zaman ki Müslümanlar canlarını seve seve vermeye hazırdılar. Ve onların bu inanç ve gayretleri bizi ve tüm İslam alemini bugünlere taşıdı.
Bilal-i Habeşilerin gördüğü eziyet ve işkenceler Müslümanlığı buralara getirmiş oldu.
Hz. Peygamberi ve İslam dinin temsil eden bugünkü din adamları, geçmişlerini unuttuklarını düşünüyorum.
Allah yolunda yaşananları hiç akıllarına getirmiyorlar.
Amaçları, bulundukları makam ve mevkileri kendi çıkarları için kullanmak, yandaşlarını kayırmak, düzene ayak uydurmak oldu.
Yani Allah’ın dininden uzaklaştılar.
Topluma örnek olması gereken, din adamlarımız, âlimlerimiz, peygamberlerin varisleri olan müftü ve diyanet işleri başkanı maalesef dünyevi hırslarına yenik düştüler.
Örneğin bir siyahın ortasına beyaz bir nokta değmişse herkes tarafından görülür. Dini temsil eden şahsiyetlerin yaptıkları hatalarda siyah ve beyaza gibidir. Hata olmasa bile en küçük bir yanlışlık dahi hemen ortaya çıkar. Diyanetin bu konuda dikkatli olması gerekiyor ve seçeceği imam, müftü, müezzin için titiz davranmalıdır.
Ayrıca bu alanda yapılacak bir hata sadece şâhıslara ve kuruma mal olmaz tüm İslam âlemine mal olur.
Oysa din görevlileri dine sahip çıkmak yerine dini kendi çıkar ve emelleri için kullanarak rant elde etme amacındalar. Buda dine zararlı ve tehlikelidir. Bundan dolayı her geçen gün dini temsil eden kişilerin hataları yüzünden şer odaklarının saldırısına maruz kalıyoruz. Ne yazık ki bu saldırılar şahıslara değil İslam dinine oluyor.

Zeki Özer -  Güneydoğu Güncel

Yorumunuzu yazın

Daha yeni Daha eski


Sponsor