DiniErk
DiniErk



İslamiyetin ilk yıllarını yani Hazreti Muhammed'e (selam ona ve tüm peygamberlere olsun ) peygamberlik emri geldiği dönemi taş devri ile ( ki böyle bir dönemim varlığı bile tartışılır) aynı sananlar aldanmışlarını ilan etmek için her yolu deniyor.

İşte bunlardan biri geçtiğimiz gün OdaTv haber sitesinde yazan bir bayan çakma yazar. Bu yazar Daha önce "“Gelenek dışı” din dersi işlediği gerekçesiyle öğretmen ve velilerin şikâyetçi olmasıyla hakkında soruşturma açılan din öğretmeni "

Adı lazım değil. İsteyen internetten arasın bulsun. Bizim kişilerin şahsiyetleri ile ilgimiz yok ama toplumu zehirleyen düşüncelerine gıcığımız var, tepkimiz var.

İşte o kadın yazar, “Ört şu başını, adamı günaha sokma” başlıklı yazısında oyle saçma ve seçme fikirlerini ortaya koymuş ki çocuklar bile sayfalar dolusu yazının her satırına kahkahalarla güler.

Oysa bize göre İslamiyete saldıran herkese başımızın üzerinde yerin var tabiri ile daveitiye çıkaran Odatv türü siteler bu kişiye de "buyur gel, istediğin kadar dine çak" dercesine yer vermiş.

Zaten İslamiyete düşmanlığı medyanın diline düşen bu zavallı kadın kalkmış yazısında İslam döneminde kadınların ve erkeklerin çuval tarzı kumaşlarla örtündüklerini, gögüslerini kapatmakta zorlandıklarını ifade ederek bilmem hangi filmde canlandırılmış ya da çakma tarih kitaplarından gördüğü o görüntülerle yorum yapmış.

Sözde ilahiyatçı kadın “SÜTYEN YOK, DON YOK, KÜLOT DA YOK” alt başlığı altında diyor ki " O günkü dokumacılık ve terzilik sisteminin gelişmişliğinin el verdiği kadarıyla kıyafetleri mevcut. Bu kıyafetin kumaşı belki bugün un çuvallarında gördüğümüz kaba dokumadan yapılıyor. Şimdiki gibi çiçekli renkli değil. Şimdiki iğneler de icat edilmediği için bir tür çuvaldız dikişi, -elbette- daha kalın iplerle… Kadın/erkek kıyafetin genel yapılış şeması, dikdörtgen bir kumaş parçası ikiye katlanıyor, kolların olacağı yer boş bırakılacak şekilde aşağı kadar dikiliyor ki daha çok dize kadar. Bir de kafa içinden geçsin diye boyun bölgesi bisiklet yaka gibi açılıyor. Düğme icat edilmemiş, fermuar yok. İşin kötü tarafı sütyen yok, atlet yok, don yok, külot da yok. Çıplak vücudun üzerine giyilen tek parça bir kıyafet, kadın veya erkeğin ortak giydiği. Bir de başlarında bir metreden daha uzun, bugün de bir tür örtü olan, adına hımar denilen bir kumaş var. Bugün de kullanıyorlar, Arap denildiğinde akla gelen kafada kasnak benzeri bir şeyle duran, ağırlıklı pembe beyaz pitikareli şey işte. (Elbette farklı isimlendirmeleri mevcut, ama genel anlamda örtü o.) Çok amaçlı kullanımı olan bir örtü. Adam yeri geliyor onunla devesini ağaca bağlıyor, ip yapıyor, yeri geliyor terini siliyor, kum fırtınasında yüzünü gözünü saklıyor, sıcaktan güneşten kafasını koruyor, yeri geliyor çocuğunun üzerine battaniye yapıyor. Böyle bir örtü işte. Kıyafet tamamlayıcısı değil kullanım eşyası yani. Kadın erkek hepsinin “saçı göstermemek dışında” her şeye kullandıkları bir eşya." komik sözlerden sonra "Cariye veya fahişe dışında evli olan kadınların kıyafetlerine gelince; Az önce bahsettiğimiz gibi tek parça kıyafet giyiyorlar. Ancak çocuk emzirdikleri için kıyafeti yukarıya sıyırmak büyük zorluk doğuruyor. Bu yüzden bisiklet yaka şeklindeki kıyafetlerinin önünü göğüsleri açıkta bırakacak şekilde aşağı kadar yırtıyorlar. Ayette geçen “cuyup” yani “yaka yırtmacı” açıyorlar. Evet, evet toplum içinde de öyle geziyorlar." diyerek o dönem insanalrını aşağılıyorda aşağılıyor.

Peki gerçek öyle mi.

Giyim kuşam konusunda Müslim’in Sahih’inde Kitâbu’l-Libas ve’z-Zîne, Nesâi’nin (ö.303/915) Sunen’inde ise Kitâbu’z-Zìne adında başlı başına bölümler bulunmaktadır. Bu bölümlerde giyimden süslenmeye kadar pek çok bab ve bu bablar içinde pek çok hadis rivayet edilmiştir

Hatta, Hazreti peygamber döneminde kılık ve kıyafetler konusunda yapılan bir araştırmada peygamberimiz (asm)'ın en çok sevdiği elbisenin Hibere olarak adlandırılan bir elbise olduğu belirtilir ve bunun da Hibera (الحبرة ( adı verilen giysi Allah Rasûlü’nün en çok sevdiği giysilerden olduğu söylenir. Bu giysiye Burd-i Yemanî de denilmektedir. Giysi Yemen
burdelerinden olup kırmızı, süslü ve nakışlı bir elbisedir.26 Yine hibera yakaları olan ve cübbeye benzeyen hırka diye de tarif edilmiştir. Renginin de yeşil olduğu belirtilmiştir. Bu giysi, o dönemde daha çok varlıklı insanların kullandığı giysilerdendir (Detaylı bilgi için tıklayınız ) ( Kıyafet konusunda farklı bir kaynak için tıklayınız )

“SÜTYEN YOK, DON YOK, KÜLOT DA YOK” saçmalığı

Sözde yazarın kocaman harfler yazdığı bu başlık bile tarihte kılık kıyafet konusunu araştırmadan sadece saldırmak ve küçümsemek amaçlı yazdığını görüyoruz. Sütyenin, donun tarihini bilmeyen bu kişiye şunu sormak istiyoruz.

İslamiyetin ilk yıllarında yaşayan Mekke ya da Medinelelerin donunun olmadığını nereden gördün. Ya da duydun. Sallama yazıya cevabımızı ise donun o dönemde kullanıldığına dair kayıtların olduğunu söyleyebiliriz.

Nitekim Müslim "Sahih"inde "Donlar (sirval) satın aldı"ğı belirtilir.

Kısaca, İslamiyeti küçümsemek için ellerinden geleni yapanları dikkate almamak için Müslümanların tarihlerini iyi bilmesi konusunda kulaktan dolma değil doğru bilgi için çaba harcaması yeterlidir. Bilinmeli ki, ilk emir oku yani bilimdir, ilimdir.

Erol KARA - 23.07.2019

Yorumunuzu yazın

Daha yeni Daha eski


Sponsor