DiniErk



KUL VE KAMU HAKKINA RİAYET

“Bütün insanlar hür, haysiyet ve haklar bakımından eşit doğarlar. Akıl ve vicdana sahip tirler ve birbirlerine karşı kardeşlik zihniyeti ile hareket etmelidirler.” (İnsanHakları .Evrensel Beyannam. , Md:1).

Hak: hukuken korunan menfaattir. Hak, bireyin, diğer insanların kendi hayatlarını yaşama şekline müdahale etmeden, kendi yaşamına yön verme özgürlüğüdür. Hak kullanırken, başkalarının haklarını çiğnemek suç veya haksız fiil teşkil eder. Hak, kişilerin belirlemesiyle olacak olursa bu haksızlığa neden olur, keyfiliğe yol açar. İnsanı hak sahibi yapan yetkinin kaynağı, hukuk olabileceği gibi, bir sözleşme de olabilir. Ya da bir davranışın ve talebin doğruluğu/haklılığı düşüncesi de olabilir.

İnsan için söz konusu haklar : ”Allah’ın koyduğu kanunlarla korunan yetkiler.” diye tarif edilebilir diyor Prof. Hayrettin KARAMAN hocamız ve devam ediyor. Uygulama ve gerçekleri göz önüne alarak hakları iki gruba ayırmak gerekir. 1-İnsan olduğu için insana verilen haklar, temel haklar (statü hakları). 2- İrade ve çabasıyla belli özellikler kazandığı için verilen haklar (Görev ve liyakat hakları).

Mesela hayat hakkı; din, vatandaşlık ve kültür farkına bakılmaksızın her insanın insan olduğu için sahip olduğu haklardandır. Oysa seçme, seçilme ve belli kamu görevlerine alınma hakları için, kişinin istenen vasıfları elde etmiş olması gerekir. Allah Teala hakları, insanın beşeri arzularına, şahsi çıkarlarına göre değil; adalet ve denge prensiplerine göre –bizzat kendisi- dağıtmıştır.

Hak kavramı, Kur’an’ın en temel kavramlarından biridir. Haklar öncelik Allah hakkı ve kul hakkı diye ikiye ayrılır. Kul hakları içerisinde ana-baba hakkı, eş hakkı, kardeşlik hakkı, akrabalık hakkı, komşuluk hakkı hemen dikkatimizi çekmektedir. Yine kul hakkı içinde şahsi haklar dediğimizde: kişi dokunulmazlığı, seyahat ve yerleşme hürriyeti, kişi hürriyeti ve güvenliği, özel hayatın gizliliği; Manevi haklar dediğimizde, din ve vicdan hürriyeti, fikir açıklama hürriyeti karşımıza çıkmakta. Ayrıca siyasi haklar, ekonomik ve sosyal haklar bulunmakta. Trafik kurallarına uymama, çevreyi korumama, tahrip etme ve kirletme, kaçak elektrik-su kullanma, genel ahlaka aykırı davranışlarda bulunma, ortak kullandığımız değerleri israf etme, çalıştığımız iş yerindeki kurallara uymama, görevini aksatma, ihmal etme, tam ve zamanında yapmama hep kamu haklarının ihlalidir.

“Her Müslümanın diğer Müslümana malı, ırzı ve kanı haramdır.” Aslolan hiç kimseye haksızlık yapmamak, hakkına razı olmak. Eğer birisine haksızlık yaptıysa ölmeden ödeşmek, helalleşmek. Ama milyonlarca insandan oluşan kamu hakkını ihlal etmişse, o insanlarla ödeşme ve helalleşme nasıl mümkün olacaktır? Yazımı iki âyet-i kerime meali ile bitirmek istiyorum. “ De ki: Hak geldi, batıl yıkılıp gitti. Zaten batıl yıkılmaya mahkumdur. “ (İsra suresi, ayet: 81) “Bilerek hakkı batıl ile karıştırmayın, hakkı gizlemeyin” (Bakara, Ayet: 42)

İlyas Akyazı
Havza Müftüsü

Yorumunuzu yazın

Daha yeni Daha eski


Sponsor