DiniErk
DiniErk



Mescidi Cuma - Âtike mescidi - Beni Sâlim mescidi - Mescidi Vadi

İlk cuma namazının hatırasını taşıyan mescid

Medine ile Kuba arasındaki Rânûna Vadisi’nde yer alan Mescid-i Cuma, Peygamber Efendimiz’in (sallallahu aleyhi ve sellem) hicret esnasında cuma namazı kıldığı yerde bulunuyor.

Peygamberimiz Hz. Muhammed'in (aleyhisselam ) Medine'ye gelirken durduğu Rânunâ denilen yerde, Sâlim bin Avf oğullarının mahallesinde yanında bulunanlarla birlikte Cuma namazı kıldı ve hutbe okudu.

Peygamberimizin ilk defa kıldığı Cuma namazı budur.

Peygamberimiz (s.a.v.) ilk okuduğu hutbe buradaki hutbedir.

Şimdi bu yerde "Mescid-i Cuma" adıyla büyük bir cami bulunmaktadır.

CUMA MESCİDİNİ ÜÇ BOYUTLU GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ

Ayakta iki hutbe irad etti. Ebû Seleme b. Abdurrahman’dan rivayet edildiğine göre ilk hutbesinde Allah’a hamd ve zât-ı seniyyelerini senâdan sonra şöyle buyurdu:

“Ey insanlar!

“Nnefisleriniz için hazırlık yapınız.  Sağlığınızda ahiretiniz için hazırlık yapınız. Muhakkak biliniz ki kıyamet gününde herkes burada yaptığından sorguya çekilecektir. Şunu iyi biliniz; Allah’a and olsun ki sizden biri ölecek, koyunlarını çobansız bırakacak. Sonra Rabbi onunla arasında tercüman veya bir vasıta olmadığı halde diyecek ki: Ey kulum Sana benim Peygamberim gelip de söylemedi mi? Ben sana mal verdim, sağlık verdim, sana bir çok nimetler ihsan ettim. Sen kendin için ne hazırladın? İbadetler yaptın mı? İyilik ettin mi? O kimse de sağına soluna bakacak bir şey göremeyecek. Önüne bakacak cehennemden başka bir şey göremeyecek.

Öyle ise, her kim kendisini bir yarım hurma ile de olsa ateşten, cehennemden kurtarabilecek ise, hemen dünyada o hayrı işlesin. Bunu da bulamazsa güzel sözle buna gayret etsin. Muhakkak ki iyilikler on katından yedi yüz katına kadar mükâfatlandırılır. Dünyada iken yapabildiği kadar hayır ve iyilik yapsın. Yarım hurma tanesi kadar iyilik yapacak bir şeyi yoksa, herkese tatlı dilli, güler yüzlü olsun. Zira bu suretle bir hayra on mislinden yedi yüz misline kadar sevap ve mükafat verilir.

Selâm, Allah’ın rahmeti ve bereketi üzerinize olsun.”

İlk hutbeyi tamamladıktan sonra kısa bir müddet oturup ikinci hutbeye kalktı ve şöyle buyurdu:

“Hamd Allah’a mahsustur. O’na hamd eder, ondan yardım dilerim. Nefislerimizin şerlerinden ve amellerimizin kötülüklerinden O’na sığınırız. Allah’ın hidayete erdirdiğini kimse dalâlete düşüremez. O’nun dalâlete düşürdüğünü de kimse hidayete erdiremez. Allah’tan başka ilah olmadığına şehadet ederim. O birdir, ortağı yoktur. Sözlerin en güzeli Allah’ın Kitabı’dır. Allah’ın kalbini Kur’an’la ziynetlendirdiği, küfürden sonra İslâm’a dahil ettiği ve Kur’an’ı insanların sözlerine tercih eden kimse felâha ermiştir. Allah’ın Kitabı, sözlerin en güzeli ve en beliğidir. Allah’ın sevdiğini seviniz. Allah’ı bütün kalbinizle seviniz. Allah’ın Kelâmı’ndan ve zikrinden usanmayınız, ona karşı kalpleriniz katılaşmasın. Çünkü Allah’ın yarattığı her şeyden –iyisini- ayırıp seçen odur. Amellerden Allah’ın yücelttiği hayırlılarını, kullarından seçkinlerini, sözlerden doğru olanlarını, helâl ve haramdan insanlara verilenlerin her birini… Allah’a kulluk ediniz. O’na hiçbir şeyi ortak koşmayınız. O’ndan hakkıyla sakınınız. Sözlerinizde de Allah’a karşı doğru olunuz. Allah’ın rahmetiyle aranızda muhabbet tesis ediniz. Muhakkak ki Allah ahdini bozanlara buğzeder.

Selâm, Allah’ın rahmeti ve bereketi üzerinize olsun.”

Mus’ab bin Umeyr ve Es’ad bin Zürâra Radıyallahu anhume Efendimiz (sallallahu aleyhi vesellem) in Medine’ye hicretinden önce Medine'deki Müslümanlarla beraber Cuma namazını kılarlardı. .

Efendimiz (sallallahu aleyhi vesellem) hicretin ilk günlerinde Kuba mescidini inşa ettikten sonra Medine-i Münevvere ye hareket ettiğinde Beni Sâlim kabilesinin içinden geçerken kabile halkı Efendimiz (sallallahu aleyhi vesellem)i bırakmadılar. İkramda bulundular.

Bu arada Cuma günü öğle namazı vakti girdi. Efendimiz (sallallahu aleyhi vesellem) burada ilk Cuma namazını kıldırdı. Bundan dolayı buraya Cuma mescidi dendi.

Bu mescide “Âtike” veya Beni Sâlim kabilesi içerisinde olduğu için “Beni Sâlim” mescidi de denir. , Ayrıca mescidi “vadi” de denir çünkü bu mescid “Ranuna vadisi”nin içerisindedir



Mescid-i Cuma, ilk zamanlarda açık bir namazgâh iken önce etrafına duvar çevrildi, daha sonra da kapalı bir mabet haline getirildi.

Osmanlılar zamanında Sultan II. Bayezid’in yenilediği mescid, yakın zamana kadar bu şekildeydi. 1992 yılında yıktırılarak yeniden yaptırıldı. Caminin mimarı Sami Efendi’nin torunu Mahmut Kirazoğlu’dur.

Bu mescid  Kuba mescidinin bir km.kuzeyine düşmektedir.

Yorumunuzu yazın

Daha yeni Daha eski


Sponsor