DiniErk
DiniErk


İsteyen istediği kadar yazsın çizsin, Allah-u Teala, kadını, erkeklere daha hor davranılsın, aşağılansın, perişan edilsin, dövülsün sövülsün diye yaratmamıştır.

Gelenekçi ve erkek soylu birileri İslamın naif bir yaratık olarak belirttiği kadın anlayışını kendi hevesine göre yorumlamış, bazı ayet ve hadisleri kendi anlayışlarına göre eğmiş bükmüş yorumlamış durmuş.

Şu kesindir ki, İslâm dininde uğursuzluk olmadığı gibi insanı uğursuz görmek yanlışın önde gidenidir.

Bu halde yüce dinimiz kadını fitne, bela, şerli olarak hiç bir zaman izah etmemiştir.

Allah c.c, Hz. Meryem'i, Hz. Asiye'yi, Hz. Hacer'i , Belkıs'ı şereflendirdiği gibi, Hz. Hatice, Hz. Ayşe ve Hz. Fatıma ( Allah hepsinden razı olsun )'da asırlardır övgüyle söz edilen örnek kadınlardan olmuştur.

Buraya tek tek sayamayacağımız onlarca değil binlerce kadın İslamın öncüsü ve örneği olmuştur. İslam için can vermiştir. İslam için sevdiklerinden vazgeçmiştir.

Hatta daha yakın tarihimizde Şerife bacılar, Fatma analar, Nene hatunlar saygıyla yad ettiğimiz güzel kadınlardır.

Bu yönüyle Peygamberimiz (asv), soyun erkekten devam etmesi gerektiği şeklindeki ön yargıyı yıkmış ve soyunun Hz. Fatıma (r.anha) kanalıyla devam edeceğini ifade etmiştir.

Oysa hem erkek hem de kadına, iyi ve kötü yöne gitme iradesi verilmiştir.

Kadın, Hz. Meryem de olabilir, Ebu Leheb'in karısı da. Erkek, Hz. Ebubekir (ra) de olabilir, Ebu Cehil de...

Allah-u Teala Kur'an-ı Kerim'de Leyl, 92/3-5'de “Erkek olsun kadın olsun şeytanın adımlarını izleyen ve nefsini karartan, zararlı çıkar. Buna karşılık nefsini arıtan kurtulur.” "diye erkek ve kadınların şeytana uyduğunda zararlı çıkacağını bildirmiştir.

Enfal Sûresi, 72'de her iki cinse ilahi emirlere uyduğunda ahiret ödülü ile ödüllendireceğini bildirmektedir.

Hal böyle olduğu halde ve İslam'da uğursuzluğa yer verilmediği halde hiç evlenmeyen Said-i Nursi'nin kurduğu Nur tarikatında halihazırda kadınlardan şer, bela ve fitne kaynağı olarak söz edilmektedir.

Söz edilmekle kalınmıyor, beş vakit namazların ardından bu hoş olmayan sözlerle dualar, tesbihatlar yapılmaktadır.

Allahumme ecirnâ min şerri’n-nisâ.
( Allah'ım! bizi şerli kadınların şerrinden kurtar.)
Allahumme ecirnâ min belâi’n-nisâ.
( Allah'ım!' bizi belâlı kadınların belâsından halâs eyle.)
Allahumme ecirnâ min fitneti’n-nisâ.
( Allah'ım! bizi fitnekâr kadınların fitnesinden muhafaza eyle.)

şeklinde tesbihatın içerisinde söylene  bu sözlerin nur tarikatına bağlı kadınların da yapması da ilginç olduğu kadar, bir çok programda yer eden bu duaları telefonlarına indiren bayanlarında bilip bilmeden kadınlardan Allah'a c.c sığınma ve korunma talepleri oldukça düşündürücü olmaktadır.

Sanki şerli, bela ve fitne olanlar sadece kadınlarmış gibi onları hedefe oturtmanın çirkinliği bir yana erkeklerden söz etmemek hiç adil görülmemektedir. Sormak lazım şerli, bela ve fitne erkekler yok mudur. ?

Kendisine sorulduğunda evlenmeme nedeni olarak yuvarlak cevap veren Saidi Nursinin kadın nefreti yazdığı dualara kadar yer etmişken bugün kadınlarında bu duaya iştirak etmeleri şaşırtıcı değil midir ?

Bir çok kereler Nur cemaatinde bir çok kimse bundan rahatsız olarak "Tesbihat'ta "min şerrin nisa, belain nisa, fitnetin nisa" deniliyor. Neden sadece kadınlar denilmiş, erkeklerden de sığınmak gerekmez mi? Bir de mesela Üstadın isminin geçtiği bölümleri kendi mi eklemiş?.." şeklinde sorular yöneltmişse de mantıklı bir cevap verilmediği görülmüştür.

Bu soruya nurcuların verdiği cevabı incelediğimizde aslı olmamasına rağmen neredeyse bu nefretin kaynağı olarak haşa peygamber aleyhisselama dayandırmaktadırlar.

İşte verilen o cevap

"Kadın fitnesi, Efendimiz (asv)'in haber verdiği bir fitnedir. Yani ahir zamanın en büyük fitnesinin "kadın fitnesi" olduğunu haber vermektedir. Üstadımız da bu hadisi teyiden ahir zamanın bu fitnesine dikkat çekmekte ve fitneden dolayı Allah'a sığınmaktadır.

Kadın fitnesi, sadece erkeklere dönük bir fitne değildir ki, yalnız erkekler için bir tehlike olsun. Dikkat edilir ise, kadınların üç vasfından Allah'a sığınılmaktadır. Kadınların şerrinden, fitnesinden, belasından...

Nice aileler kadınların fitnesi neticesi yıkılmaktadır. Evli erkekler, dışarıdaki kadın belasına kapılarak eşlerine dünyayı cehenneme çevirmektedir. Bundan etkilenen sadece erkek değildir, kadın da etkilenmektedir, çocuklar da etkilenmektedir. Ve hatta bütün bir toplum etkilenmektedir. Bu sebepten herkesin bu muhtemel tehlikelerden Allah'a sığınması icab etmektedir.

Erkeklerden Allah'a sığınma konusu ise; tesbihatın diğer dualarının büyük bir kısmı erkeklere dönüktür. Mesela deccal fitnesi, dinde çıkan diğer fitneler ve ahir zamanın diğer fitnelerinin büyük bir kısmı, hususen savaşlara taalluk eden kısımları daha çok erkeklerle ilgilidir ve dolayısıyla erkeklerden Allah'a sığınılmış oluyor demektir.

Üstadımızın isminin tesbihat’a girmesi ise, şu an hayatta olan talebelerinden ve hizmetkarlarından Hüsnü Bayram abi diyor ki; "Üstadımız zamanında şimdiki tesbihatı aynen olduğu gibi yapardık ve üstadımız da dinlerdi."

Daha önceki talebelerinin Üstad'ın ismini koyduğu ve ancak Üstad'ımızın da bir şey demediği anlaşılmaktadır..." (bakınız )

Nurcuların bu dualarının yanı sıra bu duayı savunan cemaatin bazı kalemleri adeta bu duayı öve öve bitirememekte ve yazılarında "Ahirzamanda, yani günümüzde, deccalın, ifsat, dinsizlik ve ahlâksızlık komitelerinin, hatta şeytanın kullandığı en büyük silâhlardan biri ‘kadın’dır. Oyun, hile, fitne ve fesatlarıyla, müstehcen giyim ve kuşanışlarıyla çağımızı kasıp kavuruyor bu fitne. Bunun içindir ki, namazdan sonraki tesbihatta üç kez, “Kadınların şerrinden, belâsından, fitnesinden Allah’a sığınma” duâsında bulunuruz.
Müstehcenlik, başta ferd olmak üzere, âile ve toplumu mahveden dehşetli bir fitnedir." deme cahil cesareti ile kadın düşmanlığını alevlendirmektedir. ( Bakınız )

Bunların anaları, eşleri, kızkardeşleri, halaları, teyzeleri, kızları, kız torunları bundan memnun mudur, bilinmez.

Ama yazarın saydığı  "Oyun, hile, fitne ve fesatlarıyla, müstehcen giyim ve kuşanışlar" çok ama çok fazla erkeklerde de mevcut. Ve onlara göre erkeler sütten çıkmış ak kaşık.

Ne de olsa üstadları öyle emretmiş.

Kör körüne takip edip, zikrediyorlar.

Ayıptır, günahtır. Yazıktır. Kadın düşmanlığı bir cemaatin asli amacı olamz. Müslümana fitnelik etmek yakışmaz.

Bu dua şeklini terk etmek Allah'tan korkan için vaciptir. Ya o kelimeler "insanlar" olarak değişiklik yapılmalı ya da silinip atılmalı, unutulmalı...

Erol Kara - 31.10.2019

Yorumunuzu yazın

Daha yeni Daha eski


Sponsor