DiniErk



Diyanet İşleri Başkanlığı Umre Organizasyonuna grup oluşturarak katkı sağlayan 359 Diyanet personelinin katılımı ile Antalya Adalet Teşkilatı Güçlendirme Vakfı Tesislerinde 24-25 Kasım 2019 tarihleri arasında eğitim seminerine katıldı

359 çalışan ve emekli personel kapılarına kadar gelen vatandaşlar sayesinde umre yapacaklar.

Emekliler neyse de çalışan personellerin hem maaş, hem harcırah, hem de ceplerinden bir kuruş çıkmadan umre yapma imkanına kavuşmaları hak mıdır ?

Ya cami imamıdır, ya müftü veya müftülük çalışanı.

Diyanet her türlü duyuru, reklam, haber ve afişleri hazırlıyor.

81 ilin camilerindeki görevlilerine vazife veriyor. 81 ilin müftülüklerine emirler veriyor.

Umre için milyonlar harcıyor. Vatandaşın kendi organizasyonu ile gitmesini sağlamak için.

Duyuruyu duyan vatandaş heyecanlanıyor.

Hac ya da umre için niyetlenmiş, gönlü Kabe aşkı için yanan vatandaş cami ya da müftülüklere giderek umre yapmak istiyorum, hac yapmak istiyorum diyor.

İlk önce cami imamına koşuyor.

Dürüst ve samimi olan imam efendi vatandaşı müftülüğe yönlendiriyor.

Kalbi kişisel menfaat duygusuyla kaplı olan cami görevlisi, "Hacı abi şu şu gerekli , bana getir ben hallederim, diyor.

Grup oluşturma çarkını döndürmeye başlıyor

Bazıları imamla işim olmaz diyor, müftülüklere koşuyor.

Müftü yada müftülük çalışanları gelenin kaydını yapıyor.

İçlerinden artık sayısını kendilerinin dahi unuttukları kadar umre ya da hacca gidenler Diyanet'e hiç yorulmadan, terlemeden, emek harcamadan kapılarına kadar gelen vatandaşın sayesinde "grup oluşturduk" diye Diyanet'e bildiriyor.

Zira, Diyanet bu yolu kendisi açıyor. Aylar önce yaptığı duyuruda "grup oluşturan" diye göz kırpıyor.

Bu teklif, artık umre yolunu alışkanlık edenlere, bu edenlerin yakınlarına piyango oluyor.

Dedik ya emeklileri anlarız.

Çalışanlar sanki kapı kapı dolaşıp, sokak sokak gezip "umreye gitmek isteyen var mı?" diye mi bağırıyor.

Çalışanlara neden bu hak veriliyor. Anlaşılır gibi, değil.

Bugün yıllarını camilerde geçirmiş, saçı sakalı ağarmış nice cami görevlisi ya Mekke, Medine'ye hiç gitmemiş ya da cebinden para harcayarak gitmek zorunda kalmış.

Musluğu zamanında tutanlar ve bu yolu iyi bilenler, DİB'in göz yummasıyla da daha da şımararak sözde "grup oluşturma" vazifesini yaptıkları için umreye gitmeye hak kazanıyor.

Bir de bunlara bilmem hangi lüks salonlarda seminer veriyor.

Zaten, Diyanetin çalışanı vatandaşı umre organizasyonuna katılması için bilgilendirmek zorunda, yolu yordamı göstermek zorunda.

Umre yolunu bilmeyenlere fırsat vermeyen bu uyanıklar hem maaş, hem harcırah hem de bilmem kaçıncı umresini ceplerinden tek kuruş harcamadan yapacaklar .. Yanlarına bir yakınını daha takma imkanlarıyla..

Yapamayanlar da ellerini açmış bu sistemi ve bu sistemi uyduranları Allah'a havale diyor.

Bu uygulama Adalet fetvası veren DİB'e yakışır mı yakışmaz mı, uygun mu değil mi bilinmez ama...

Erol Kara - 26.11.2019

Yorumunuzu yazın

Daha yeni Daha eski


Sponsor