DiniErk




Bilindiği üzere namaz sadece birtakım bedeni hareketlerden ibaret değildir. Bütün ibadetlerde olduğu gibi namazın da bir şekil yönü vardır, bir de bu şeklin ardında yatan deruni ve sembolik bir boyutu. Namazda yerine getirdiğimiz fiillerin yani namazın rükünlerinin ifade ettiği bu deruni anlamı kısaca şu şekilde özetlemek mümkündür:


Bilindiği üzere Allah’ı anmanın en üst mertebesi olan namaza ellerimizi kaldırıp tekbirle başlarız. Bununla teslimiyetimizin sadece Allah’a olduğunu ve Allah’ın hatırı dışındaki her şeyi elimizin tersiyle ittiğimizi ifade ederiz.

Ayakta dururken yani kıyam halinde iken Allah’ın emrine her an hazır olduğumuzu ortaya koyarız.

Fatiha suresini okumakla Allah’ın yüceliğini dillendirir ve böylece O’nun merhametine muhtaç olduğumuzu ifade ederiz. Maddi manevi her konuda yardım ve himayesini üzerimizden esirgememesini isteriz.

Fatiha’dan sonra okunan ayet ve surelerle bir taraftan Allah’ın kelamına kulak vermenin hazzını yaşarken, diğer taraftan ilahi öğüt ve uyarılara kulak verir, kulluğumuzu gözden geçiririz.

Kıraatin son bulmasının ardından Allah’ın yüceliği karşısında saygıyla eğilir ve rükûya gideriz. Rükûda “Büyük olan Rabbim her tür eksiklikten ötedir” diyerek Allah’ın yüceliğini ikrar ederiz. Bunun sonrasında Allah’a olan yakınlığımızı alabildiğine ileriye taşıma adına yere kapanır ve secdeye varırız.

Secdede, en değerli azamız olan yüzümüzü yere koymakla Rabbimiz’in hoşnutluğunu her şeyin ötesinde bildiğimizi ikrar ederiz. Secdede “Yüceler yücesi Rabbim eksikliklerden uzaktır” diyerek Rabbimizin yüceliğini bir kez daha haykırırız. Allah’a en yakın olduğumuz hâl secde hâli olduğu için de, tek secde ile yetinmez bu hâli ikinci kez yaşamak isteriz.

Allah’la kurduğumuz yakınlığın verdiği manevi huzurla tahiyyâta otururuz (ka’de).

Artık duada bulunma ve isteklerimizi Allah’a iletme vakti gelmiştir. Ka’de’de Allah’ın birliğine ve Hz. Peygamber’in (sas) peygamberliğine, yani Allah’tan aldığı emirleri tebliğ ettiğine şahitlik ederiz. Hz. Peygamber’e (sas) hürmetimizi, mümin kardeşlerimize de selamlarımızı iletir; kendimiz için de Allah’tan iki cihan saadeti dileriz.

Son olarak selam verir, böylece namaz vesilesiyle yakaladığımız mutluluğu etrafımızdakilerle paylaşırız.

Namazın gece ve gündüzün farklı dilimlerinde, beş vakit ve kesintisiz oluşu sayesinde Allah Teâlâ ile sürekli bir iletişim kurma imkânı yakalarız. Rabbimizle sağlam, kesintisiz, uzun süreli bir bağ tesis ederiz. Bu bağı koparmamak ve zinde tutmak için de şartlar ne olursa olsun namazı asla terk etmeyiz.

Bu şuurla ve bilinçle kılınan namaz mutlak surette Allah’ın rızasını kazanmamıza ve huzuru yakalamamıza vesile olacaktır. Bizde ahlaki hassasiyet oluşmasını sağlayacak, ahlaki değerleri sahiplenme bilincini geliştirecektir. Günahla ve kötülükle aramıza mesafe koyacaktır. Bir de bu namazı cemaatle kıldığımızda, toplumla olan bağımız kuvvetlenecek, üzerimizden yalnızlık hissi gidecektir. Rabbim namazlarımızı bu şuurla kılabilmeyi nasip eylesin ve namazlarımızı kabul buyursun. Âmin.

Prof. Dr. Mehmet Emin Maşalı
İstanbul Müftüsü

Yorumunuzu yazın

Daha yeni Daha eski

Sponsor

Sponsor