DiniErk




Salat-ı münciye”, “Salat-ı tefrîciye” duaları, peygamber aleyhisselam efendimizin tavsiye ettiği dualardan değildir. Bu duaların okunmasında sakınca olmadığı gibi alışkanlık haline getirilmesi bidattir.



“Salat-ı münciye”, “Salat-ı tefrîciye” duaları, Hz. Peygamber’den (s.a.s.) nakledilen dualardan değildir.

Bunlar, Kur’an-ı Kerim’in, Hz. Peygamber’e (s.a.s.) salat ü selam getirmeyi emreden ayetine istinaden asrı saadetten çok sonraları tanzim edilmiş salat ü selam türü dualardır.

Dualar Allah’a arz edilmeden önce, Allah’a hamd ü sena ve Peygamberine de salat ü selam getirilmelidir.

Resulüllah (s.a.s.), dua eden bir adamın, dua sırasında kendisine salat ve selam okumadığını görmüş ve “Bu kimse acele etti.” buyurmuş, sonra adamı çağırıp “Biriniz dua ederken, Allah Teâlâ’ya hamd ü sena ederek başlasın, sonra O’nun Peygamberine salat okusun, sonra da dilediğini istesin.” (Ebu Davud, Vitr, 23.) buyurmuştur.

Salavat, Hz. Peygamber (s.a.s.) için okunan ve Allah’ın rahmet ve selamının onun üzerine olması dileğini ifade eden dualara denir.

Salavat duaları genellikle “Allahümme salli...” lafızlarıyla başlar. Söz konusu duaların da bu lafızlarla başladığı ve bu dualarda Hz. Peygamber’e salat ü selam getirerek dünyevi ve uhrevi birtakım hacetlerin arz edildiği bilinmektedir. Buna göre belli sayılarda okumanın dinî bir gereklilik olduğu inancına kapılmaksızın ve namazların arkasından okunması alışkanlık hâline getirilmeksizin bu salavat/dualar her zaman okunabilir.

Yorumunuzu yazın

Daha yeni Daha eski

Sponsor



Sponsor