DiniErk


Anne sütü… Saf, temiz, faydalı, doğal… Bebeklerin temel gıdası. Kur’ân-ı Kerîm’de bile önemine binaen âyetler gelmiş, bu kadar önemli bir gıda anne sütü.



Son zamanlarda bu tertemiz anne sütü ticari mal gibi satılır oldu.
Süt kardeşliğine sebep olacak olan bu satışlar gelecek neslin haram evliliklere gitmesine ve anneden geçen hastalıklara yol açabilecek kadar zararlara sebep olacak.
Anne sütünün bebekler için benzersiz yararları olduğu öteden beri biliniyor. Kimi toplumlarda “sıvı altın” diye anılan anne sütü, bugünlerde bu tanımlamayı haklı çıkaracak şekilde, pazarlanan pahalı bir ürün haline geldi.
Batıda yoğun bir şekilde yapılan anne sütü satışları son 3 -5 yıldır Türkiye'de de artmaya başladı. Önceleri el altından yakın semtlerde tanıdık vasıtasıyla yapılan satışlar internette ticari ilan siteleri ile anne - kadın ağırlık forum sitelerinde de yayınlanmaya başladı.
Artık ülkemizde de anneler sütünü satmak için veya anne sütü satın almak için internet üzerinden bir araya geliyor. İnternet üzerinden satışı yapılan anne sütünü, genellikle çocukları için yeterli süte sahip olmayan aileler satın alıyor.
Ancak bu grubun dışında kanser hastaları ve spor meraklıları da ürünü satın alan kitleler arasında yer alıyor. Özellikle fitness fanatikleri arasında anne sütü içenlerin sayısı giderek artarken, anne sütünün hem bağışıklığı, hem kondisyonu artırdığına inanılıyor.
Anne sütü almak isteyenler, internette süt sağan anneler ile eşleşerek, kimi zaman 300 ml 300 TL kilosuna 1200 TL'ye satanlara dahi rastlanır oldu,
Bebeğin anne sütüne ulaşması en doğal ve mahrem haklarından biri ve bunun ticarete dönüştürülmesi, para karşılığı satılması gerekirse ağır yasal cezalarla durdurulması gerekiyor. Çünkü hem sağlık açısından hem de İslam dini açısından büyük tehlikeye yol açacak olan bu durum uzmanları korkutuyor.
"Süt annenin süt sağım sırasında göğüs hijyenine dikkat edip edilmediği bilinmediğinden bebekte ağız mantar enfeksiyonları başta olmak üzere pek çok mide-bağırsak enfeksiyonlarının da bu sayede çocuğa geçebileceği, süt anneden temin edilen süte karşı bebeğin alerjisi mevcut olabildiğinden gaz, kusma ve ishal gibi vücutta sıvı kaybına dayalı şikayetler görülebileceği ve süt anne başka bir bebeğin emmesi için sağdığı sütü uygun kap, ısı ve koşullarda saklamaz ve ulaştırmazsa hem sütün içeriğindeki besin değerinin düşebileceği, hem de sütün içerisinde üreyecek zararlı mikroorganizmalar ile bebeğin zehirlenmesine neden olabileceği unutulmamalıdır.” diyen uzmanlar bunların dışında "Bu sütte HIV, hepatit gibi bakteriyel ya da viral bulaşıcı hastalıklar olabilir. Anne ilaç kullanıyor olabilir. Emzirme yoluyla bazı hastalıklar anneden bebeğe geçebilir. Anne alkol ya da sigara kullanıyor olabilir. O nedenle çok dikkat edilmesi gerekiyor. Çocuğa habersiz bir şekilde bu hastalıkların bulaşmasına neden olursunuz” ifadelerini kullanmaktadır.

Diyanet İşleri Başkanlığı sütlerin satışları işe ilgili oluşacak olan süt kardeşliği konularına, süt kardeşlerin ömür billah birbirine haram olacağına dair bilgilendirmeler yaparak bu ticaretin önlenmesi konusunda yoğun bir çalışma içine girmesi gerekir diyen dini otoriterler konu hakkında şu açıklamayı yapıyorlar.
Süt emme çağındaki bir çocuğun bir kadın memesinden süt emmesiyle, o kadının çocukları ile süt kardeşliği gerçekleşir. Bir damla dahi olsa sütün azından ve çoğundan kardeşlik hükmü meydana gelir. Sütü emenin kendisi emdirenin nesline haram olur. Yani sütü emen çocuk, emdiği kadının bütün neslinden gelenlere haram olur. Kur’an-ı Kerim’de “Sizi emziren analarınız ve süt cihetinden kız kardeşleriniz (size haram kılındı).” (Nisâ, 23 ) ayeti kerimesi ve "Nesep birliğinden haram olanlar sütten dolayı da haram olur." Tirmizî, Radâ: 1 hadis-i şerifinde ifade edildiği gibi, nesep yönünden mahrem olanlar, süt hısımlığı yönünden de mahrem olurlar. Buna göre süt anne ile süt babanın akrabaları süt evladının da akrabasıdır. Emen çocuk erkek ise kendisini emziren kadınla ve kızlarıyla, kız ise emziren kadının oğullarıyla (yani sütkardeşleriyle) evlenemez. Birbirlerine haramdırlar.
Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu'da konu hakkında yaptığı açıklamada "Süt akrabalığı, bebeğin memeden sütü emmesiyle oluştuğu gibi kadından alınan sütün içirilmesiyle de oluşur. Dolayısıyla süt bankasından temin edilen sütün emme yaşındaki çocuklara verilmesiyle süt akrabalığı oluşur. Bu nedenle süt akrabalığında herhangi bir karışıklığa meydan vermemek ve dinen haram sayılan bir evliliğe sebep olmamak için süt verenlerle süt emenlerin kimliklerinin kayda alınması ve bu konuda titizlik gösterilmesi şarttır. Süt bankasına farklı kadınlar tarafından verilen sütlerin karıştırılmış olması bu hükmü değiştirmez. Bu durumda süt veren kadınların tamamıyla bu sütleri içen çocuklar arasında süt hısımlığı oluşmuş olur (el-Fetava’l-Hindiyye, I, 377). Kur’an-ı Kerim’de, sütanneler ve sütkardeşlerle evlenmek yasaklanmıştır (Nisa, 4/23). Hz. Peygamber (s.a.s.) de “Nesep yoluyla evlenilmeleri haram olanlar, süt yoluyla da haramdır.” (Buhari, Şehadat, 7; Müslim, Rada, 1, 9; Ebu Davud, Nikah, 6) buyurmuştur. Fıkıh bilginlerinin çoğunluğuna göre çocuğun ilk iki yaş içerisinde emdiği süt, az olsun çok olsun süt hısımlığının meydana gelmesi için yeterlidir. Buna göre; iki yaş içerisinde aynı kadından bir defa da olsa süt emen kız ve erkeğin birbirleriyle evlenmeleri caiz değildir (Serahsi, el-Mebsut, V, 137; Kasani, Bedai’, IV, 8). Şafii ve Hanbeliler ise süt hısımlığının oluşabilmesi için ilk iki yaş içinde ve bebeğin doyup da kendiliğinden bırakması sureti ile ayrı ayrı beş kez emmesinin şart olduğunu söylemektedir (İbn Kudame, el-Muğni, XI, 309; Şirbini, Muğni’l-Muhtac III, 546)." diyerek süt anneliğin, süt kardeşliğin önemine vurgu yapmıştır.

Yorumunuzu yazın

Daha yeni Daha eski


Sponsor