DiniErk


Erzurum'da 500 yıl önce Pir Ali Baba'nın başlattığı 1001 hatim geleneğinin bu yıl ki dua programı 17 Ocak Cuma günü Ulu Cami'de yapılacak.


Bu yıl 40 bini aşkın hatimin yapılıp tamamlanmış olması beklenen ve geçen yıl düzenlenen programda 37 bin 905 hatim programının duası 17 Ocak 2020'de Ulu Cami'de yapılacak.
Erkeklerin katılacağı dua programı 17 Ocak Cuma günü Ulu Camiinde saat 10.00'da bayanlar için 18 Ocak Cumartesi günü aynı yer ve aynı saatte yapılacak programa, Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Dr. Burhan İşleyen, Diyanet İşleri Başkanlığı Musafları İnceleme ve Kıraat Kurulu Başkanı Hafız Osman Şahin, İsmail Fatih Camii İmam Hatibi Bünyamin Topçuoğlu, Erzurum İl Müftüsü Hüsnü Sula, Erzurum Ulu Cami Baş İmam Hatibi Abdulkadir Düzenli, Erzurum Selimiye Cami İmam Hatibi İdris Arasoğlu ve Erzurum Müftülüğü İlahi Korusu katılacak.

1001 Hatim Geleneği Nedir ?

Sözlü rivayete göre Pir Ali Baba, miladi 1500-1600 yılları arasında Yavuz Sultan Selim ve Kanuni Sultan Süleyman dönemlerinde Erzurum Dutçu Köyü’nde (Tuzcu Mahallesi) yaşamıştır. Pir Ali Baba, âlim, fazıl, zahit mübarek bir zat olup, aynı zamanda o devrin
zenginlerindendir. Pir Ali Baba “Eğer her yıl 1001 hatim okursanız Allahü Teala bu memleketi hususiyetle zelzeleden korur” diyerek sahibi bulunduğu 8 köyden 3’ünün gelirini Binbir Hatimler’in okunmasına vakfetmiş ve bu kutlu geleneği başlatmıştır. Evlerde ve mabetlerde okunan 1001 hatmin sonuncusu ise, şehrin etrafını at sırtında dolaşan iki hafız tarafından okunur ve böylece sayı binbir’e tamamlanırdı.
Birinci Cihan Harbi yıllarına kadar devam eden hatimler, savaş yılları ve sonrasında bir süre okunamamıştır. Daha sonra Erzurum Müftüsü Hacı Muhammed Sadık Solakzâde’nin gayretleriyle Binbir Hatim geleneği yeniden başlamış ve günümüze kadar gelmiştir. Pir Ali Baba’nın kabri merkeze bağlı Tepe köy ile Dutçu köyleri arasında kendi adını taşıyan Pir Ali Baba tepesi üzerinde bulunmaktadır.

Bir değil yüz değil binlerce konup göçen… Genci yaşlısı, kadını erkeğiyle ilâh-i vahyi, Allah’ın en çok sevdiği amellerden birini gerçekleştiren bir şehir… Ve onun bu güzel ameline aracılık eden Binbir Hatim geleneği. Evet, yaklaşık 500 yıllık bu güzel amelin,
şehrimize has binbir hatim mevsiminin bir kez daha arifesindeyiz. Yine diller, gönüller, genç dimağlar, hassas kalpler Yüce Kur’ân’la buluşacak. Nice hazan eşiğinde hüzünlü gönüller Kur’ân’ın hayat iksirinden yudum yudum tadacak. Yine dolup taşacak Ayaz Paşa Camii seher vaktinden kuşluk vaktine kadar. Beş vakit namazın önünden ve ardından şehrin dört bir tarafındaki mabetler Kur’ân tilavetiyle nurlanacak. Hasılı bir şehir bütün olarak Kur’ân okuyacak.

AYAZPAŞA CAMİİ
Ve Ayazpaşa Camii… Örtünüp bürünenlerin “kalk” emrinden sonra koşuştukları kutlu mabet… Bir aziz şehrin toplu amelinin ruhaniyetli mekânı… Tertîl üzere bir tilavetle dolup taşan mümin gönüller otağı: Ayazpaşa Camii… 140 yıl önce (93 Harbi), Müezzin
Abdullah Efendi’nin, “mâbedinin göğsüne nâmahrem eli değmesin” diye minaresinden haykırdığı bu ulvi yapı, şimdilerde manevi diriliş muştularıyla dolup taşıyor seher vaktinden kuşluk vaktine kadar… Bu Mâide-i Rahman’da yer bulmak için, gecenin karanlığında yan yana yürüyor dedelerle torunlar, babalarla oğullar… Hızlı ama vakarlı bir varışla ulaşır bu huzura şehrin dört bir yanından genç hafızlar… Narin vücutlarını daha da küçültür
aksakallı dedeler yer açmak için yeni gelenlere… Yağız delikanlılar yer verirler usulünce büyüklere… Huşu ile diz çökerken Kur’ân bülbülleri, tatlı bir huzurdur saran hassas  gönülleri… Bir ibadet şuuruyla dağıtılan mushaf-ı şerif cüzleri, “rahmetisonsuz, merhameti sınırsız Allah’ın adıyla” tilavet edilirken, sekînet ve rahmettir onların Rahman’dan tek dilekleri… Evet, adı “binbir hatim”dir ama ilahi kelamın sonsuz nuruyla coşan yürekler her nefeste çoğaltır hatm-i şerifleri şehre yağan kar taneleri kadar… Hira dağının çocuklarının Palandöken dağındaki yankısıdır işitilen o sesler… Dervişağa, Ulu Cami, Lalapaşa,
Gürcükapı dört bir yandan zikre koşan kardeşler… Zemheri ayında sımsıcak gönüller “âmin” derken hep birlikte hatm-i şerif duasına, gün doğmuştur artık… Helal kazanç için soğuktan buz kesecek eller işe koyulur usul usul… Rablerinin zikrine kulak verenler için elbet yakındır vusûl… Heyy gidi yiğit dadaş! Sıra sende, haydi sen de gel ilâhi kelâma gönlünü bu
sofrada aç… Elif-Lâm-Mîm. Bi hürmet-i Tâ-Hâ ve Yâ-Sîn.

Ve Son Cuma
Son cumada yapılan hatim merasimi ise çevre illerden, ilçelerden ve köylerden gelen vatandaşlarla Ulu Camid'e gerçekleştirilir. Vaazlar verilir, aşr-ı şerifler okunur. Tilavet secdeleri ile ilgili ayetler teker teker okunarak yeniden cemaatle birlikte secdeler
yapılır. Tam bir bayram havası hakim olur. Birlik ve vahdet ruhu yeniden canlanır, hatıralar yâd edilir, gözyler yaşarır, kalpler titrer, eller duada milletimize, memleketimize ve bütün islam alemine dualar edilir. Bir dahaki yılın hasreti hemen töreni müteakip konuşulmaya başlanır.
Kısaca 1001 hatim okuma geleneği dini ve milli duyguların canlı tutulduğu, kulluk şuurunun ete kemiğe bürünmüş bir ruh halidir. Geçmişi rahmet ve hayırla yâd ederken, geleceği daha
güzel bir şekilde inşa etme gayretidir. 1001 hatim, Allah kelamının dillerde terennüm edilerek gönüllere ve topluma dalga dalga yayılmasıdır. Hz. Peygamberin 9 zilhicce (Mart) 632 yılı Cuma günü Veda hutbesi'nde buyurduğu, "Size iki emanet bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldıkça yolunuzu hiç şaşırmazsınız. Bu emanetler Allah'ın kitabı Kur'an ve O'nun Peygamber'inin (s.a.s) sünnetidir." ifadelerinin yıllar sonra fiili bir tatbikidir 1001 hatim.

Hafızları binbir hatim okurlar
Nur-i Kur’ân enharına akarlar
Nüzul-i merhamet-gâhe bakarlar
Mevla’ya emanet olsun Erzurum
Binbir hatim nuru Arş’ı doldurmuş
Bela musibeti yerden kaldırmış
Düşmanları kahreylemiş öldürmüş
Mevla’ya emanet olsun Erzurum
Kerem-i Kerim’den oldu inayet
Binbir hatim beldemizde kırâet
Gönlümüze doldu nûr-i şeriat
Mevla’ya emanet olsun Erzurum
Rabbim hıfzeyleye düşman şerrinden
Gazab göstermeye berr ü bahrinden
Hususa ki Erzurum’un şehrinden
Mevla’ya emanet olsun Erzurum
(Alvarlı Efe Hazretleri)


Yorumunuzu yazın

Daha yeni Daha eski


Sponsor