DiniErk






Özellikle kadınlarda görülen "kemik erimesi" hastalığı Türkiye'deki bazı doktorlar tarafından "tesettür"e bağlanıyordu. Ancak araştırmalar bu doktorlar kesinlikle yalanlıyor

Türkiye'deki tesüttür karşıtlığının bazı bilimsel konulara bile cereyan ettiği biliniyordu. Tesettür karşıtı bazı doktorlar, "kemik erimesi" hastalığı yaşayan tesettürlü hastalara yalan yanlış bilgi veriyordu. Kemik erimesi teşhisi konulan hastalara, doktorlar 'güneş ışığı almış ve örtülü olmasan, kemik erimesi olmazdın' diyebiliyordu. Bu da tesettürlü kadınların kafasını karıştırıyordu.

Kemik erimesi teşhisi konulan bazı kadın hastalara, doktorlar 'eğer vücuduna yeterince güneş ışığı almış olsaydın, örtülü olmasaydın, kemik erimesi olmazdın' diyebiliyor. Bu da birçok tesettürlü kadının kafasını karıştırıyor. Yılmaz, yazısında Türk bilim adamlarının yaptığı araştırmalarda beslenme şekli, alınan kalsiyum miktarı, genetik yapı ve egzersiz gibi önemli etkenlerin göz ardı edildiğini iddia ediyor. Kalsiyum, kemik yapımı ve kalp kası başta olmak üzere, kasların düzenli çalışmasında gerekli olan bir element. D vitamini de kalsiyumun bağırsaklarda emilimi ve kemiklerde toplanmasını sağlıyor. Çocukluktan itibaren süt ve süt ürünlerini yeterli alamayan kişilerde, kalsiyumun vücuda alınmasında yetersizlik oluşuyor. Kalsiyumun kanda bulunması gereken seviyesinde de düşüş başlıyor. Bu durumda boyunda bulunan paratiroid bezlerinden parathormon adlı hormon salınıyor. Parathormon, kemikteki kalsiyumun çözünerek kana geçmesini engelliyor. Böylece kandaki kalsiyum seviyesi korunuyor. Eğer, kandaki kalsiyum düşüklüğü bu şekilde dengelenmeye devam ederse, kemiklerde zayıflama, kemik erimesi belirtileri de başlıyor. Kemikleri zayıf olan veya kemik erimesi görülen kadınların çoğunda D vitamini eksikliğinden ziyade parathormonun fazla sentezi ve salınması söz konusu.

VÜCUDUN İHTİYACI OLAN MİKTAR

İhtiyaç duyulan günlük D vitamini, bebek, çocuk ve 50 yaşın altındaki erişkinler için 200, 50-70 yaş arasındakiler için 400, 70 yaş üzerindekiler için 600 ünite. Bütün vücudun çıplak olarak hafif pembeleşecek kadar güneşe maruz kalması, 10-25 bin ünite arası D vitamininin alınmasına eşdeğer. Bu rakam, D vitaminine en fazla ihtiyaç duyan yaşlıların günlük ihtiyacının yaklaşık 20-40 kat fazlası. Ayrıca D vitamini yıkıma uğrayan bir molekül ve 21 günlük yarı ömre sahip. Yani, yazın güneşlenerek vücutta D vitamini sentezini uyarmak ve kışın kullanmak üzere depolamak mümkün değil. Çünkü D vitamini kısa ömürlü bir vitamin. Bundan dolayı yıkımı ve yapımı dinamik olması sebebiyle sürekli alınması gereken bir molekül. D vitaminine en çok ihtiyaç duyan yaşlılarda dahi, sadece el, yüz ve ön kolların haftada 2-3 defa, pembeleşmeyecek kadar güneş ışığı alması yeterli. Pek çok kaynakta da yeterli D vitamini sentezi için güneşe maruz kalma süresinin, haftada yaklaşık 10-15 dakika olduğu belirtiliyor.

MÜSLÜMAN KADINLARLA BATILI KADINLARIN KARŞILAŞTIRILMASI

Makalede, tesettürün kemik yoğunluğunda azalmaya sebep olabileceğini ima eden ilmi çalışmaların bazılarının Türkiye'deki Türk doktorları tarafından yapıldığı iddia ediliyor. Batı'da yapılan bir çalışmada Avrupalı kadınlar ve Avrupa'da göçmen olarak yaşayan Müslüman Arap kadınlar karşılaştırılıyor, Müslüman kadınların kemik yoğunluğu Batılılardan düşük bulunuyor. Araştırma sonucunda Müslüman kadınların, Avrupalı kadınların yarısı kadar kalsiyum alabildiği ve buna bağlı olarak parathormonun çok yüksek olduğu ortaya çıkıyor. Buna sebep olarak genetik, kilo, beslenme şekli ve kalitesi, yetersiz egzersiz yapma gösteriliyor. Bir başka çalışmada rahim ağzı ve meme kanserinin göçmen Müslüman kadınlarda, yerli Batılı kadınlara nazaran daha az görüldüğü yer alıyor. Ancak Batılı araştırmacıların makalelerinde 'açıklık, rahim ağzı ve meme kanserlerine sebep oluyor' şeklinde bir yorum ve çıkarımı olmadığı belirtiliyor. Güneş ışınına yeterli seviyede maruz kalamamaya bağlı olarak yeterince D vitamini sentezlenememesiyle alakalı sağlık probleminin Müslümanların yaşadığı coğrafyaların dışında daha çok görüldüğü ifadelerine de yer veriliyor.

Dünya Bülteni

Yorumunuzu yazın

Daha yeni Daha eski

Sponsor



Sponsor