DiniErk



DiniErk


Dini otoriteler, hac ya da umreye gidenlere sıklıkla ibadet dışı hal ve hareketlerden uzak durması konusunda uyarıda bulunur. Ne var ki, avam yaparsa pek aldırış edilmeyen yasaklananları din görevlileri yapınca çirkin oluyor.

Bugünlerde , Antalya'da 2020 yılı Hac organizasyonunda görevlendirilecek din görevlilerine yönelik eğitim seminerleri yapılıyor.
Hac kafile başkanlarına , grup sorumlularına hacda yapılması gereken ve gerekmeyenler, hacılara karşı hal ve hareketler ve ayrıca hac menasikisi hakkında detaylı bilgiler verilmeye çalışılıyor
Binlerce lira harcanarak lüks otellerde yapılan eğitimlerin ne kadara yararlı olduğu tartışılsa da "bildiğini okuyanlar" azalacağına çoğalıyor.
Yazılarımızda sıkça yer verdiğimiz konulardan biri de insanın ömründe bir kez yapabildiği hac konusu. Bir daha gitmenin oldukça zor olduğu, telafisinin de mümkün olmadığı ve düşünülemeyeceği bilinse de hacca gidenleri bilgilendirmek amacıyla bir çok yazılar ve görsel yayınlar ve hatta hacca gidenlerin deneyimleri yer almaktadır.
Hatta Diyanet İşleri Başkanlığı her yıl seri programlar yaparak, sempozyum ve toplantılar yaparak hacıları hatta umrecileri bilgilendirmeye çalıştığı göz ardı edilemez. Bilhassa Hac Genel Müdürlüğünün bu konuda sarfettiği çabayı da kimse görmezden gelemez.
Ne var ki, bu kadar bilgilendirmeye, bilgi kaynaklarının çokluğuna rağmen giderek takvadan uzaklaşan hac ibadetinde dini anlamda helal ve yasaklara dahi özen gösterilmemektedir.
Cep telefonunun ve internetin yaygınlaşmasıyla hemen herşeyde olduğu gibi hac ve umrede de özçekim (selfie) ve canlı yayın yapanlar, eş dost ve yakınlarına bulunduğu yeri göstermeye çalışanlarda yaygınlaşmaktadır.
Normal bir insan belki cehaletinden, belki olayın tam mana ve önemini bilmeyişinden bunları yaparken dini otoriteler hac görevleri esnasında insanın yaradanıyla bir olduğunu hatırlatır. Sadece namazlarda değil tavaf ve say esnasında, mikat sınırına gidiş ve gelişlerde , ihrama girişlerinde , ihramlı oluşlarında kalplerin ibadetle dolu olmasını, dillerin ve gönüllerin dua, zikir ve ayetlerle dolu olmasını tavsiye ederler.
Ne var ki, takvaya sebep olacak olan bu düşünceler artık yok gibi.
Bilhassa insanların hac umre zamanı en fazla tavafta gereken dikkati göstermediği ve ibadet dışı konuların rahatça konuştuğu bilinmektedir.


Haberin içinde yer alan fotoğraflarda gördüğünüz gibi tavaf sırasında arkasındaki gruba tavaf ya da say yaptıran din görevlisinin elinden cep telefonunu düşürmediği, canlı yayın yaparak anında sosyal medyadan yayınlaması olmaması gereken bir davranış olduğu gibi, günahların döküldüğü, artık üzerinde sadece bir ihramla Allah-u Teala'nın huzurunda olduğu ve şeytanın dahi girmediği vakfe yerinde, vakfe zamanı selfie yapması ne kadar çirkin olduğunu birinin anlatması lazım.
Önceki yazılarımızda hal ve hareketlerine, hacıların yanında tutum ve davranışlarına dikkat etmesi gerektiği vurgulanan din görevlilerinin sigara içmemeleri konusunda uyaran bir başkanları dahi vardı.


Bunun için, Hacda görev alacak olan 780 din görevlilerinin Antalya'da kampa girdiği şu günlerde Diyanet İşleri Başkanlığı Hac ve Umre Hizmetleri Genel Müdürlüğünden bu konuya da dikkat çekmesini istiyoruz.

Başta Hac ve Umre Hizmetleri Genel Müdürü Remzi BİRCAN, Rehberlik ve Teftiş Başkanı Fatih Mehmet KARACA, Hac Hizmetleri Daire Başkanı Süleyman SARI, Hac ve Umre Eğitim Daire Başkanı, Esma ERTEN, Kurullar ve Koordinasyon Daire Başkanı Muhammed Zeyd ÖZEL, Umre Hizmetleri Daire Başkanı Yaşar ÇAPÇI, Din İşleri Yüksek Kurulu Üyeleri, Daire Başkanları ve alanında uzman eğitimcilerden eğitim sırasında din görevlilerinin öncelikle bilhassa ibadet sırasında selfie yapmalarını, sosyal medya üzerinden canlı yayın şeklinde paylaşım yapılmaması gerektiğinin hatırlatması gerekmektedir.

Hacılara örnek olacak din görevlilerinin dikkat etmesi gereken sadece bu değil tabi.. Önce orada ne için bulunduğunu, hac menasikisini öğretmek zorunda kaldığını, hacıya hizmet için görev aldığını, haccın takvasını yaşatmak amacında olduğunu  ve hacılar üzerinde hakkı bulunmadan, onların samimi dualarını alarak dönmeleri çok önemli. Yoksa hacının içine öfke, tepki, nefret koyduktan sonra dönüş uçağında "olan oldu yapılan yapıldı. Elde olmadan dilimiz sürçerek vs gibi bahaneleri sıralayıp "hakkınızı helal edin" demenin hiç bir anlam ve önemi olmadığı gibi, Allah'ın bir gün "benim misafirlerime nasıl davrandın" sorusu karşısında ezilmemeyi de düşünmelidir.
Tabii ahiret korkusu varsa..

DiniERKHaber / Arge

Yorumunuzu yazın

Daha yeni Daha eski

Sponsor



Sponsor