DiniErk






CEMAATLE İBADET VE CUMA NAMAZI ÜZERİNDEN FİTNE ÇIKARMAK

Müslümanların cami ve cemaatle ibadet bilincine ve hassasiyetine sahip olması fevkalâde önemlidir ve takdire şayandır. Aynı bilinç ve hassasiyetin, tek bir insana bile zarar vermeme; söz, eylem ve tavırlarıyla ona eziyet etmeme, sıkıntıya sokmama hususunda da gösterilmesi gerekir. Müslümanların derin bir bilince, idrake, duyarlılığa sahip olması gereken hususlardan birisi de, fitne ve fesada öncülük etmemek, sebep olmamak, destek vermemektir.

Müslümanlar alimlerine kulak verirler, fetvâ kurullarının karar ve tavsiyelerini baş tacı ederler. Özellikle de, belli bir bölge ile sınırlı olmayıp neredeyse Müslüman coğrafyanın tamamını doğrudan etkileyen bir konuda, doğudan batıya, kuzeyden güneye bütün Müslüman memleketlerin fetvâ kurulları, ilim ve takva ile maruf alimleri aynı görüşte ittifak etmişlerse, bu meselede artık herhangi bir tereddüde mahal kalmadığı gibi, buna aykırı amelde bulunmak da caiz olmaz. Koronavirüs salgını sebebiyle camide cemaatle ibadete geçici olarak ara verilmesi bunun en açık örneğini oluşturmaktadır.

Cuma namazı ve camilerde cemaatle ibadet iptal edilmemiştir, meşru olmadığı söylenmemiştir, Cuma namazının farz olmadığı iddia edilmemiştir. Kaldı ki bu şekilde görüş açıklamak, hiç kimsenin haddi de değildir. Sadece, zarar ve mefsedetin engellenmesiyle ilgili İslam’ın ilke ve hükümlerinden, Hz. Peygamber (s.a.) ve sahabe dönemi benzer uygulamalarından hareketle; açık, kuvvetli, yakın ve umumî zarar sebebiyle tedbir olarak sosyal izolasyon gereği bir süreliğine camilerde cemaatle ibadete ara verilmesinin dinen de meşru, gerekli hatta zaruri olduğu beyan edilmiştir.

Buna rağmen, “Cuma namazı farzdır, cemaatle namaz dinî bir şiardır, hiçbir gerekçeyle bunlar ertelenemez” gibi iddialarla camide cemaatle namaz kılmaya kalkışmak, temelsiz ve yakışıksız açıklamalarda bulunmak, gerçekleri saptırmak, imamları zor durumda bırakmak, cemaatle ibadeti sloganlaştırarak Müslüman toplumdan kendisini farklılaştırmak, bilgisizlikle izahı mümkün olmayan açık bir sorumsuzluktur, dahası fitnedir. Sosyal kargaşa çıkarmak, ayrılık hareketi başlatmak, ihtilafı körüklemek, alimleri ve fetvâ kurullarını itibarsızlaştırmak kelimenin tam anlamıyla fitnedir.

Müslüman, alimlerine, kurumlarına güvenir.
Müslüman, fitnebâz değildir; ayrılığı körüklemez, ihtilafı derinleştirebilecek tavırlardan uzak durur.
Müslüman, toplumun ana gövdesinden kendisini ayrıştırmaz.
Müslüman, bile bile kendisini zarara açık hale getiren, başkasına zarar ve eziyet veren değildir.

HALİT ÇALIŞ

Yorumunuzu yazın

Daha yeni Daha eski

Sponsor

Sponsor