DiniErk



DiniErk


Diyanet Sendikaları yine kurum personeli olan Kuran Kurs Öğreticilerini Diyanet İşleri Başkanlığı ile karşı karşıya getirme mücadelesi içine girdi.


Korona salgını nedeniyle alınan önlemler kapsamında Kuran kurslarını ve eğitim merkezlerini boşaltan Diyanet İşleri Başkanlığı'nın başı bu kez yapıcı olmaktan uzak sürekli yıkıcılığı oynayan Diyanet iş koluna ait sendikalarla belada.. Diyanet iş kolu sendikalarının bir kısmı Kuran Kursu öğreticilerini alet ederek kuruma karşı isyan ettirmeye çalışıyor.

Diyanet sendikaları bu olağanüstü günlerde kuruma destek olacakları yerde kurum personeli ile bilhassa Kuran Kursları öğreticilerle kurumun arasına nifak ve düşmanlık sokmak için harekete geçti.

Sürekli "Diyanet kapatılsın" yırtınması içinde bulunan sağdan soldan her kesimin sürekli hedefe oturttuğu ve sosyal medyadan #diyanetkapatılsın hastaglarıyla gündemi sürekli taze tutmaya çalışan tarafların ekmeğine bu kez Diyanet iş kolunda çalışanların üye oldukları sendikalar yağ sürmeye başladı.

Ülkemizin bir yanda savaş bir yan da virüs tehdidi altında bulunduğu şu günlerde önlem amaçlı olarak Eğitim merkezlerini, kuran kurslarını tatil eden gerek öğrencilerin gerek çalışanların sağlığını koruma amaçlı kararlar alan Diyanet'i bu kez çalışanları "ek ders ücreti neden verilmiyor" diyerek gündemin ortasına çekmeye çalışıyor.

Bir çoğunun başkanı Kuran Kursu öğreticisi olarak Diyanet'te çalışan sendikalardan yapılan çağrılarda cami imamları, müezzinler, eğitim merkezi çalışanları yok sayılarak "Kuran Kursu öğreticilerinin hakkı neden verilmiyor" tepkisine de sosyal medyadan yorum yapanlar yaptıkları yorumlarla kurumu rezil etmeye, hak yiyen kurum olarak lanse etmeye çalışıyor.

Bir kaç oy uğruna sempati kazanmak için her şeyi para olarak gören sendikaların bu art niyeti içinde, yangından mal kaçırma telaşıyla yapılan açıklamalar kurumu yıpratmaktan öte bir amaç taşımadığı gözle görülmektedir.

Normalde sözleşmeli ve ücretli çalışanların hangi haklarla görev aldığı bilinmesine rağmen açıklamalarında tüm Kuran Kursu öğreticilerini söz konusu ederek verilmeyecek hak için çağrışımlarda bulunan sendikacıların bu yaptıklarının diyanet düşmanlarına malzeme vermekten öte bir faydası olmayacaktır.

Sendikalar "Diyanet Çalışanlarına İkinci Sınıf İşçi Muamelesi" "Kuran Kursu öğreticileri üvey evlat mı ?" "Kuran Kursu öğreticilerine haksızlık"  derken Diyanet'ten sendikaların bu çıkışlarını durduracak, Kuran kursu öğreticilerine neden ücret verilmeyeceğinin net bir açıklamasının yapılmaması da ilginç bir durum olmaktadır.


Virüs salgını dolayısıyla "Çin’de meydana gelen ve bütün Dünyayı etkisi altına alan Koronavirüsle mücadele kapsamında devletimizin bütün kurumları birtakım tedbirler almaktadır. Bu kapsamda Kur’an kurslarımızda alınacak olan tedbirler "başlığı altında yapılan açıklamalarda "16-29 Mart 2020 tarihleri arasında bütün Kur’an kurslarında her düzeydeki eğitim öğretim programlarına ara verilmiştir." denilerek bu süre içerisinde
"Öğreticiler bu süre zarfında ek ders ücreti almayacaktır." denilmesi üzerime MEB'in "“Madde 2- (1) Milli Eğitim Bakanlığına bağlı örgün ve yaygın eğitim kuramlarında ders yılı içerisindeki iş günlerinde genel idari izinli olmaları sebebiyle eğitim ve öğretim faaliyetlerini fiilen yerine getiremeyen yönetici ve öğretmenler ile öğrencilerin çeşitli nedenlerle sınıf veya okul bütünlüğünde izinli sayılmaları sebebiyle eğitim ve öğretim faaliyetlerini fiilen yerine getiremeyen yönetici ve öğretmenler, bu sürelerde üzerlerinde bulunan aylık karşılığı ders, varsa ek ders, ders niteliğinde yönetim, hazırlık ve planlama görevlerini yapmış sayılırlar.” denilmesinden yola çıkarak Diyanet'ten Kuran Kursu öğreticileri için ek ders istenmesinin abesle iştigal olduğunu görmezlikten gelinmesi kurum düşmanlığından başkaca bir gayret olarak görülmemektedir.

Çünkü, Diyanet'in KKÖ'ler için böyle bir kararı yoktur. Verilmiş bir hak yoktur. Ve 657'e tabi kadrolular ile sözleşmeliler asıl maaşlarını tam alacakları gibi, ücretlilerin hangi hallerde ücret alacakları işe başladıklarında imzaladıkları sözleşmelerde net olarak belirtilmekte ve bu şartlar kabul edilerek görev alınmaktadır.

Sendikaların bu gayretlerinin "Ekmek yediği kaba tükürmek" atasözünü hatırlatan bu girişimlerine destek olmanın da kimseye bir faydası olmayacağı gibi, diğer Diyanet çalışanlarını yok sayarak sadece Diyanet'in zayıf halkası olarak görünen KKÖ'ler üzerinde oynamakta bize göre çok çirkin olmaktadır.

Sisli havalarda tencere çalmak yerine Kuruma saygı göstermek bir haksızlık varsa bunu masada zamanında halletmek, bu tür haksızlıklar söz konusu ise diyalog içinde ve nefret söylemleri dışında halletmek misyon olarak sendikaların görevi iken mahalle kabadayısı gibi atıp tutmak, milleti tahrik etmek, dışarıdan bakan hakkaniyet sahiplerinin gözünde çirkin durmaktadır.

DiniERKHaber / Arge

Yorumunuzu yazın

Daha yeni Daha eski

Sponsor



Sponsor