DiniErk






COVİD-19 süreci içerisinde malum bazı çevreler Devletin en nadide kurumlarından biri olan Diyanet İşleri Başkanlığına ve dolayısıyla her biri birer altın mesabesinde olan değerli personeli hakkında ileri geri konuşmaya başladılar.
Son yıllarda bakıyorum da ülkemizde ne zaman bir sıkıntı olursa günah keçisi olarak hemen DİYANET seçilmekte ve maalesef doğumundan ölümüne ve ölümünden sonra da her türlü istek ve talepte bulunanlara kalbini ve gönlünü açan fedakâr ve cefakâr personeline ağza alınmayacak sözler sarf etmektedirler.
Milli birlik ve beraberlik ile milli dayanışmanın en doruk noktada olması gereken bir zamanda bile kendileri sıcacık evlerinde istirahat ederlerken belki de yalnız bıraktıkları, yıllar boyu bakmadıkları, virüse kapılma endişesi ile uzaklaştıkları, annem ve bebem demeye utandıkları annelerine ve babalarına her türlü desteği veren, yardımlarına koşan Din gönüllülerimizin virüs kapma riskini bile umursamadan sahada canhıraş bir şekilde anne ve babalarına, yaşlılara ve ihtiyaç sahiplerine yardıma koştuklarını, il ve ilçelerde kurulan VEFA SOSYAL DESTEK organizasyonlarında belki de hayatlarında hiç yapmadıkları bir iş olsa da 112 çağrı merkezlerinde operatörlük yaptıklarını, kendileri evlerinde sıcak yataklarında yatarlarken bununla beraber “gece geç saate kadar çalıştım bunu da başkası yapsın” demeden sabahın köründe minarelerden eksik olmaması için ezanlarını okumaya devam ettiklerini kısacası devletimizin vereceği her görevi koşarak yerine getirmeye çalıştıklarını dile getirmezler.
“Diyanet Kapatılsın” diyen güruhun hedefi aslında Diyanet değildir. Hedef dindir. Dolayısıyla İSLAM’dır. Ama onlara ne kadar kudurursa kudursunlar bizi hizmetten alıkoyamazlar. Yolumuza bakarız. İnsanlığa hizmet yolunda ne gerekiyorsa onu yaparız. Ve bundan da hiç ama hiç gocunmayız.
İyi ki varsınız değerli din gönüllüsü kardeşlerim.
İyi ki DİYANET’iz.
Sizinle gurur duyuyoruz…
Mekki Solmaz - Kırıkhan Müftüsü

Yorumunuzu yazın

Daha yeni Daha eski

Sponsor



Sponsor