DiniErk




Diyanet, "Kimi bir işte görevlendirip (yaptığı işin karşılığı olarak) bir ücret verdiysek, onun bu ücret dışında alacağı her şey (kamuya) hainliktir."

Dünyayı olduğu gibi, ülkemizi de saran salgın nedeni ile işlerine son verilen kamudaki personel bir süre izne ayrıldı. Devlet, zorunlu sebep dolayısıyla bir çok çalışanın idari izinli sayıp ücretli izinlere çıkarttı. Bu arada okulların ve Kuran Kursları gibi eğitim merkezleri de kadroluların dışında çalıştırdığı ücretli öğretmenleri (öğreticileri) de tatil edilmesi sebebiyle işlerine son verdi.

Başta ücretli MEB öğretmenleri olmak üzere Kuran Kursları öğreticileri de buna isyan ederek, kendilerine ücret ödenmesini ve SGK'larının yatırılmasını istedi. Bir çok sendikada bu yönde hükümete baskı yaptı.

MEB'in öğretmenler için ek ders ücretlerini açıklaması, ardından yine MEB bünyesinde çalışan ücretlilere de çalışmadıkları sürelere ait ek ders ücretlerini vereceğini açıklaması üzerine Diyanet tarafından görevlendirilen Kuran Kursu öğreticileri ile fahri olarak çalışanların yoğun talepleri üzerine onlara da aynı şekilde çalışmadıkları sürelere ait ücretlerin verileceği açıklandı.

Oysa Diyanet İşleri Başkanlığı'nın yayınları arasında yer alan hadis yayınlarında bu tür kazancın "kamuya hainlik" olarak nitelendirildiği ortaya çıktı.

Diyanet'in 40 Hadis'te Helal Kazanç olarak yayınladığı hadisler arasında yer alan "Kimi bir işte görevlendirip (yaptığı işin karşılığı olarak) bir ücret verdiysek, onun bu ücret dışında alacağı her şey (kamuya) hainliktir." (Ebû Dâvûd, Harâc, 9-10) (*) sözleri dikkat çekti.


Bunlarla birlikte Diyanet İşleri Başkanlığı 27 Mart 2015 tarihli Cuma Namazı hutbesinde "Kamu malı emanettir. Bu emanete ihanet etmek, kişiyi hem dünyada hem de ahirette ağır bir vebal altına sokar. Rahmet elçisi (s.a.s), bu ağır vebale karşı insanları şöyle uyarır: “Kimse hakkı olmayan bir karış yeri bile almasın! Alırsa Allah, kıyamet gününde yedi kat yeri onun boynuna dolar.” , “Sizden kimi bir işte görevlendirirsek ve o da bizden iğne miktarı ya da daha büyük bir şeyi gizlerse bu bir ihanet olur ve kıyamet günü onu (kendi elleriyle) getirir.” ifadeleri yer almıştı.

Diyanet İşleri yayınları arasında yer alan "helal kazanç" konulu tüm araştırmalarda Kur'an-ı Kerim'den ve Hadis-i Şeriflerden örnekler verilerek açıklandığı görüldü. 

Yie Diyanet'in yayınları arasında yer alan Diyanet Dergi'de şu yazılanlar dikkat çekmektedir.

"Hz. Peygamber bir hadisinde, "Helal kazanç temin etmek için çalışmak cihattır." (Kudai, Müsnedü’ş-Şihab, I,83 nr. 56.) buyurarak bu kazanç yolunun faziletine ve kutsallığına işaret etmiştir.
İslam inancında kazanç yolları ayrı ayrı sayılarak aralarında üstünlük ve öncelik sıralaması yapılmamış konu tamamen kişilerin ve toplumların şart ve imkânlarına, ihtiyaç ve kabiliyetlerine bırakılarak kendi tabii seyri içinde şekillenmesi istenmiştir. Ama ticaret, tarım, zanaat ve benzeri emeğe ve alın terine dayalı kazanç yolları hep öne çıkmıştır.
İslam dini, meşru çerçevede kalmak koşulu ile rızkın peşinde koşmayı emrettiği gibi emeksiz kazanç demek olan faizi, haksız kazanç temin etmenin başlıca yolları olan kumarı, hırsızlığı, gaspı, rüşveti, ölçü ve tartıda hileyi haram kılmıştır.

Kur’an-ı Kerim’de: “İnsan için kendi çalışmasından başka bir şey yoktur.” (Necm, 53/39.) buyurulmasına paralel olarak Hz. Peygamber aleyhisselam'ın   “Hiç kimse el emeğiyle kazandığından daha hayırlı bir lokma yememiştir.” (Buhari, Büyu, 15.)
Yine kendisine en temiz kazancın ne olduğu sorulduğunda, “Kişinin kendi elinin emeği, bir de dürüst ticaretin kazancı.” (Müsned, IV, 141.) cevabını verdiği görülmektedir."  (***)


(**) Kaynak : İsam 
(***) Kaynak : Diyanet Dergi

Yorumunuzu yazın

Daha yeni Daha eski

Sponsor



Sponsor