DiniErk





Yolculuğa çıkan kişi, bütün tedbirleri aldıktan sonra, Yüce Allah’a yönelmeli ve hayırlı bir yolculuk yapabilmesi için O’ndan yardım talebinde bulunmalıdır.

Hac, umreye ya da herhangi bir yolculuğa gidecek kişi evinden çıkarken şu duayı okur ve yolculuğunun hayırlı geçmesini Allah’dan ister.

Aşağıdaki ayet ve hadisler yolculuğa çıkan bir müminin; gerek yolculuk esnasında, gerekse yolculuktan dönerken ne şekilde dua edebileceğini ve Allah’tan nasıl yardım talebinde bulunabileceğini bizlere öğretmektedir:

Yolculuk Duası…

اللهُ اَكْبَر، اللهُ اَكْبَر، اللهُ اَكْبَر، سُبْحَانَ الَّذِي سَخَّر لَناَ هَذَا وَماَ كُناَّ لَهُ مُقْرِنِينَ، وَاِناَّ اِليَ رَبِّناَ لَمُنْقَلِبُونَ. اَلَّلهُمَّ اِنَّا نَسْئلُكَ في سَفَرِنا هَذَا الْبِرَّ وَالتَّقْوى وَمِنَ الْعَمَلِ ما تَرْضى، اَللَّهُمَّ أَنْتَ الصَّاحِبُ في السَّفَرِ وَالْخَليِفَةُ في الأهْلِ، اَللَّهُمَّ اِناَّ نَعُوذُ بِكَ مِنْ وَعْثَاءِ السَّفَرِ وَكَئَابَةِ الْمَنْظَرِ وَسُوُءِ الْمُنْقَلَبِ في الْمالِ وَالأَهْلِ وَالْوَلَدِ.

“Allahu Ekber, Allahu Ekber, Allahu Ekber, Sübhanellezi sahhara lena haza vema künna lehü mukrinin, ve inna ila rabbina lemunkalibun. Allahümme inna nes’elüke fi seferina hazal birra ve’t takva ve minel ameli ma terda, Allahümme ente’s sahibu fi’s sefer vel halifetü fil ehli, Allahümme inna neûzü bike min va’sâi’s sefer ve keâbetil menzari ve sûil munkalebi fil mali vel ehli vel veledi.”

“Bu vasıtaları hizmetimize veren şanı yüce Allah’ı tesbih ve tenzih ederiz. Onun lütfu olmasaydı biz bunlara güç yetiremezdik. Şüphesiz biz Rabbimize döneceğiz. Allah’ım! Bu yolculuğumuzda senden iyilik, takva ve rızana uygun işler istiyoruz. Allah’ım! Bu yolculuğumuzu bize kolaylaştır. Uzağı yakın eyle. Allah’ım! Yolculukta sahibimiz, ailemize vekilimiz ancak sensin. Allah’ım yolculuğun sıkıntılarından, kötü duruma düşmekten, dönüşte malımızı, ailemizi ve çocuklarımızı kötü durumda bulmaktan sana sığınırız.”

****
* Sahabeden Abdullah İbn Sercis (r.a)’den rivayet edildiğine göre Resûlullah (s.a.s.) yolculuğa çıkarken şu duayı okurdu:

Okunuşu: “Allâhümme innî e’ûzü bike min va’sâi’s- seferi ve keâbeti’l-münkalebi ve’l-havri ba’de’l-kevri ve da’veti’l-mazlûmi ve sûi’l-menzari fi’l-ehli ve’l-mâli.”

ANLAMI: Allâh'ım! Yolculuğun zorluklarından, üzücü manzaralarla karşılaşmaktan, iyiyken kötü olmaktan, mazlumun bedduâsından ve dönüşte âilemi ve malımı kötü durumda bulmaktan Sana sığınırım! (İbn Mâce, Tahâret, 10)

Bineğe / Vasıtaya Binerken Okunabilecek Dua 

Okunuşu: Sübhanellezî sehhara lenâ hazâ ve mâ künnâ lehû mukrinîn. Ve innâ ilâ Rabbinâ le münkali-bûn.

Anlamı: “Hiç de lâyık olmadığımız halde bize bunu müsahhar kılan Allah’ı tesbîh ederim.” (Zuhruf sûresi, 13)

* * *
Ayrıca binite binerken:

Okunuşu: Bismillâhi mecrâhâ ve mursâhâ inne rabbî leğafûru’r-rahîm.
Anlamı: O’nun yürümesi ve durması Allah’ın adıyladır. Rabbim bağışlar ve merhamet eder.” denilmelidir. (Hûd sûresi, 41)

* Besmele çekerek “Bismillahi mecraha ve mürsaha inne rabbi le gafururrahim” (Hud 41) ayet-i kerimesini okursa, otobüs, tren, taksi gibi her vasıtaya binerken okuyanın kazadan, belâdan, boğulmaktan korunacağı da bildirilmiştir.

* * *

İmam Mâlik diyor ki; bana ulaştığına göre, Hz. Peygamber (s.a.s.) sefere çıkmak için bineğine binip, ayağını bineğinin özengisine koyduğu zaman şu duayı okurdu:

Okunuşu: “Bismillâhi Allâhümme ente’s-sâhibü fi’s-seferi ve’l-halîfetü fi’l-ehli. Allâhümme ezvi lene’l-arda ve hevvin ‘aleyne’s-sefera.”

Anlamı: Allah’ım! Seferde yardımcım, geride bıraktığım ailem ve çoluk çocuğumun vekili ve koruyucusu sensin.

Allah’ım! Bize yeri dür, yolculuğumuzu kolay kıl.” (Malik, İsti’zân, 13)

******

Sahabeden Abdullah İbn Ömer (r.a) diyor ki; Resûlullah (s.a.s.) yolculuğa çıkarken bineğinin üzerine binip iyice yerleşince üç kere tekbir getirir (Allahu Ekber / Allah en büyüktür, der) sonra da şöyle dua ederdi:

Okunuşu:

“Sübhânellezî sehhare lenâ hâzâ ve mâ künnâ lehû mukrinîne ve innâ ilâ rabbinâ lemunkalibûn.
Allâhümme innâ neselüke fi seferinâ hâze’l-birra ve’t-takvâ ve mine’l-‘ameli mâ terdâ.
Allâhümme hevvin ‘aleynâ seferenâ hâzâ, vatvi ‘annâ bu’dehû.
Allâhümme ente’s-sâhibü fis-seferi vel-halîfetü fi’l-ehli.
Allâhümme innî eûzü bike min va’sâi’s-seferi ve keâbeti’l- menzari ve sûi’l-münkalebi fi’l-mâli ve’l-ehli ve’l-veled.”
Anlamı: “Bunu bizim hizmetimize veren Yüce Allah’ı tesbih ve takdis ederiz (Allah’ın şanı ne yücedir); yoksa biz buna güç yetiremezdik. Biz şüphesiz Rabbimize döneceğiz. (Zuhruf, 43/13-14)
Ey Allah’ım! Biz, bu yolculuğumuzda senden iyilik ve takvâ, bir de hoşnut olacağın ameller işlemeyi nasip etmeni dileriz.
Ey Allah’ım! Bu yolculuğumuzu kolay kıl ve uzağını yakın et!
Ey Allah’ım! Seferde yardımcı(mız), geride (bıraktığımız) çoluk çocuğu(muzu) koruyucu sensin.
Ey Allah’ım! Yolculuğun zorluklarından, üzücü şeylerle karşılaşmaktan ve dönüşte malımızda, çoluk çocuğumuzda kötü hâller görmekten sana sığınırım” (Müslim, Hac, 425)

Gemiye Binince

Yine bir hadis-i şerifte, gemiye binince, Zümer Suresinin 67. âyet-i kerimesini okuyanın boğulmaktan emin olacağı bildirilmiştir. (Kurtubi)

Ve mâ kaderûllâhe hakka kadrihî vel ardu cemîan kabdatuhu yevmel kıyâmeti ves semâvâtu matviyyâtun bi yemînihi, subhânehu ve teâlâ ammâ yuşrikûn

ANLAMI: Allah’ın kadrini gereği gibi bilemediler. Yeryüzü kıyamet gününde bütünüyle O’nun elindedir. Gökler de O’nun kudretiyle dürülmüştür. O, onların ortak koştuklarından uzaktır, yücedir.

Yolculuktan Dönünce Yapılabilecek Dualar
Sahabeden Abdullah İbn Ömer (r.a.) anlatıyor: Resûlullah (s.a.s.) seferden dönerken, uğradığı her tümsekte üç kere tekbir getirir, arkasından da şöyle derdi:

Okunuşu: “Lâ ilâhe illallâhu vahdehû lâ şerike leh, Lehü’l-mülkü ve lehuü’l-hamdü ve hüve alâ külli şey’in kadîr. Âyibûne, tâibûne, âbidûne, sâcidûne li-rabbinâ hâmidûne. Sadekallâhü va’dehû ve nasara abdehû ve hezeme’l-ahzâbe vahdehû.”
Anlamı: Allah’tan başka hiçbir ilâh yoktur. O tektir, ortağı yoktur, mülk O’nundur, hamd O’nadır. O, her şeye kadirdir. Yolculuktan dönüyor, tevbe ediyor, kulluk yapıyor, secde ediyor ve Rabbimize hamd ediyoruz. Allah vadinde sâdık oldu, kuluna yardım etti. (Hendek Harbi’nde) müttefik orduları tek başına helâk etti. (Buhari, De’avât, 52; Megâzî, 29; Müslim, Hacc, 428)

Yorumunuzu yazın

Daha yeni Daha eski

Sponsor



Sponsor