DiniErk





"Tartıyı doğru yapın, terazide eksiklik yapmayın." (Rahman: 9) 

Yukarıdaki fotoğrafta gördüğünüz esnafın terazi hassasiyetine dikkatle bakalım. Artık tarihe mal olmaya yüz tutmuş kefeli terazi ve üzerinde tartılan bir ürün hemen yanındaki kefede ise gram ağırlık ve bir boş kese kağıdı. Bu güzel insan ürünü koyduğu kese kağıdının yapabileceği bir ağırlığı diğer yana koyduğu boşu ile telafi ediyor. Yani darasını alıyor.

Dara almak, dijital terazilerin çıkmasından sonra iyice unutulan "tartıda brüt ağırlıktan çıkarılan kap payı"nın adıdır.

Diyelim ki, baklava alacaksınız. Baklavacı önce kutuyu tartmalı ve bunun ağırlığını dijital terazide eksi yaptıktan sonra baklavayı kutuya koymalı ve o şekilde tartmalıdır. Yani, boş kutunun ağırlığını düşmelidir. Dara alınmazsa kutuya da baklavanın kilo fiyatı üzerinden satın almış olursunuz.

Bugün hemen hemen her yerde daralar alınmadan ürünler satılıyor ve bu da alıcıdan alınmış haksız kazanç oluyor. Kul hakkı oluyor. haram oluyor. Buna terazide ve ölçüde hile deniliyor ve Allahu Teala'nın emirleri dışına çıkılmış oluyor.

Bu haksız kazanç hırsızlık oluyor.

Günümüzde giderek artan ve önlemeyen hileli ürünlerin yanı sıra tartılardaki bu haksız kazanç sonrası insanların yüzsüzce helal kazançtan söz etmeleri sadece bir deli saçmalığıdır ki, kandırdığı bir insan olsa da kandıramayacağı Allah c.c bunun hesabını mutlaka soracaktır.

Tarihte ölçü ve terazide, alım satımda hile yapanların akıbetleri başta Kur'an-ı kerim olmak üzere bir çok kaynakta sık sık hatırlatılmaktadır. Bunlardan akla ilk gelen de Medyen Halkının yaşadıklarıdır ki, büyük bir ibretlik olarak dile getirilmektedir.

Allah-u Teâlâ insanların mallarını korumalarını, haklarını meşru yollardan elde etmeleri için tartı ve ölçü tanzim edilmesini, hile yapılmamasını emir buyurmuştur. Ölçü ve tartıyı tam tutmak, doğru terazi ile tartmak farzdır. Ve her insan bunu yapmakla mükelleftir.

Allah-u Teâlâ "Sakın tartıda haksızlık etmeyin." (Rahman: 8) derken bu konunun inanan insanlara kayıtsız şartsız uyulması gereken bir emir olduğunu bildirmektedir.

Allah-u Teâlâ ölçüyü; insanların ölçüsüzlük yapmamaları, adaleti çiğneyip haddi aşmamaları için koymuştur. Alırken fazla almak, satarken ölçü ve tartıda eksik ölçüp tartmak haram kazanç yollarındandır ve bir nevi hırsızlıktır. 

Ticari hayatta aynı zamanda kul hakkı da bahis mevzuudur. Bu ise şirkten sonra günahların en ağırı, ödenmediği takdirde affedilmeyenidir.

Kur'an-ı Kerim'de, ölçü ve tartı ile ilgili ayetler

A'râf / 85. Ayet

وَاِلٰى مَدْيَنَ اَخَاهُمْ شُعَيْبًاۜ قَالَ يَا قَوْمِ اعْبُدُوا اللّٰهَ مَا لَكُمْ مِنْ اِلٰهٍ غَيْرُهُۜ قَدْ جَٓاءَتْكُمْ بَيِّنَةٌ مِنْ رَبِّكُمْ فَاَوْفُوا الْكَيْلَ وَالْم۪يزَانَ وَلَا تَبْخَسُوا النَّاسَ اَشْيَٓاءَهُمْ وَلَا تُفْسِدُوا فِي الْاَرْضِ بَعْدَ اِصْلَاحِهَاۜ ذٰلِكُمْ خَيْرٌ لَكُمْ اِنْ كُنْتُمْ مُؤْمِن۪ينَۚ

Medyen’e de kardeşleri Şuayb’ı gönderdik. Onlara şöyle dedi: “Ey kavmim! Allah’a kulluk edin; çünkü sizin O’ndan başka ilâhınız yoktur. Doğrusu Rabbinizden size apaçık bir delil gelmiştir. Artık ölçüyü ve tartıyı tam yapın. Mal ve eşyanın değerini düşürerek insanlara haksızlık yapmayın. Yeryüzünde düzen sağlandıktan sonra orada bozgunculuk çıkarmayın. Gerçekten mü’min iseniz, sizin için hayırlı olan budur.”

Hûd / 84. Ayet

وَاِلٰى مَدْيَنَ اَخَاهُمْ شُعَيْبًاۜ قَالَ يَا قَوْمِ اعْبُدُوا اللّٰهَ مَا لَكُمْ مِنْ اِلٰهٍ غَيْرُهُۜ وَلَا تَنْقُصُوا الْمِكْيَالَ وَالْم۪يزَانَ اِنّ۪ٓي اَرٰيكُمْ بِخَيْرٍ وَاِنّ۪ٓي اَخَافُ عَلَيْكُمْ عَذَابَ يَوْمٍ مُح۪يطٍ

Medyen’e de kardeşleri Şuayb’ı peygamber gönderdik. Onlara şöyle dedi: “Ey kavmim! Allah’a kulluk edin; sizin için O’ndan başka hiçbir tanrı yoktur. Ölçüyü ve tartıyı eksik tutmayın. Ben sizin helâl yoldan kazanmadığınız bol nimetler içinde yaşadığınızı görüyorum. Böyle giderse, hepinizi azabıyla çepeçevre kuşatacak bir günün gelivermesinden sizin adınıza korkuyorum.”

Hûd / 85. Ayet

وَيَا قَوْمِ اَوْفُوا الْمِكْيَالَ وَالْم۪يزَانَ بِالْقِسْطِ وَلَا تَبْخَسُوا النَّاسَ اَشْيَٓاءَهُمْ وَلَا تَعْثَوْا فِي الْاَرْضِ مُفْسِد۪ينَ

“Ey kavmim! Ölçüyü ve tartıyı büyük bir titizlik ve tam bir doğrulukla yerine getirin; kendilerine ait mallarda haklarını eksiltmek suretiyle insanlara zulmetmeyin ve bozguncular kesilerek yeryüzünde karışıklık çıkarmayın.”

İsrâ / 35. Ayet

وَاَوْفُوا الْكَيْلَ اِذَا كِلْتُمْ وَزِنُوا بِالْقِسْطَاسِ الْمُسْتَق۪يمِۜ ذٰلِكَ خَيْرٌ وَاَحْسَنُ تَأْو۪يلًا

Ölçtüğünüz vakit tam ölçün, tarttığınız zaman da doğru teraziyle tartın. Bu, ticâretiniz için daha hayırlı ve sonuç itibariyle daha güzeldir.

Şuarâ / 181. Ayet

اَوْفُوا الْكَيْلَ وَلَا تَكُونُوا مِنَ الْمُخْسِر۪ينَۚ

“Ölçeği tam yapın. Eksik ölçerek başkalarına zarar verenlerden olmayın.”

Rahmân / 9. Ayet

وَاَق۪يمُوا الْوَزْنَ بِالْقِسْطِ وَلَا تُخْسِرُوا الْم۪يزَانَ

Öyleyse tarttıklarınızı adâletle dosdoğru tartın ve hiçbir zaman ölçüyü eksik tutmayın!

Mutaffifin / 1. Ayet

وَيْلٌ لِلْمُطَفِّف۪ينَۙ

Ölçü ve tartıya hîle karıştıranların vay hâline!

Derleme : DiniErk / Erol Kara

Yorumunuzu yazın

Daha yeni Daha eski

Sponsor



Sponsor