DiniErk






Fitne; arabozuculuk, bozgunculuk, geçimsizlik ve karışıklık gibi birçok anlama gelir.
Fitne çıkarmak çok büyük bir günah ve çok büyük bir vebaldir.
Nitekim Âyet-i kerime'lerde:
"Fitne çıkarmak, adam öldürmekten daha kötüdür." (Bakara: 191)
"Fitne de adam öldürmekten daha büyük bir günahtır." buyurulmaktadır. (Bakara: 217)
Bir kimseyi öldürmenin, Allah indinde ne kadar büyük bir suç olduğu düşünüldüğünde fitne çıkarmanın hakkındaki bu hüküm daha iyi anlaşılacaktır.
Allah-u Teâlâ Âyet-i kerime'sinde şöyle buyuruyor:
"Kim bir cana kıymamış, ya da yeryüzünde bozgunculuk yapmamış olan bir kimseyi öldürürse, sanki bütün insanları öldürmüş gibidir." (Mâide: 32)
İşte fitne çıkarmak bundan daha kötü ve büyük bir suçtur.
Zira fitne parçalayıcıdır, hem birlik ve beraberliği parçalar, hem de imanları parçalar.
Resulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz:
"Müminin öldürülmesi Allah katında, bütün dünyanın yok olup gitmesinden daha büyüktür." buyuruyorlar. (Nesâi, Tahrim: 1)
Fitne çıkarmak, öldürmekten daha kötü, daha büyük olduğuna göre fitnecilerin dünya ve ahirette zelil olacakları muhakkaktır.
Resulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz Hadis-i şerif'lerinde buyururlar ki:
"Fitne uykudadır, Cenâb-ı Hakk onu uyandıranlara lânet etsin." (Camiüs-sağir)
Fitne çıkarmanın ne kadar büyük bir cürüm olduğu bu Hadis-i şerif'ten de anlaşılıyor. Fitne çıkartanlar, fitneyi uyandıranlar Resulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz'in dilinden lânetlenmişlerdir.
Arfece -radiyallahu anh-den rivayet edilen bir başka Hadis-i şerif'te ise Resulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz şöyle buyuruyorlar:
"Şerler ve fesatlar olacak. Kim birlik içinde olan bu ümmetin içinde tefrika çıkarmak isterse, kim olursa olsun kılıçla boynunu vurun." (Müslim: 1852)
Bu Hadis-i şerif'ten fitne çıkartmanın, tefrika çıkartarak bölücülük yapmanın ne kadar büyük bir cürüm olduğu anlaşılıyor.
Fitne içine girdiği her toplum için büyük bir tehlikedir. Aileden başlayarak her topluluk için bu böyledir.
Fitne çıkartan olmak da, fitnenin içinde olmak da ona göre büyük bir suçtur.
Bu fitne ve fesat çıkarma peşinde koşanlar iki türlüdür.
Kimi bilerek fitneye sebep olur, bunlar plân çevirenlerdir, yıkıcıdır.
Kimi bilmeyerek fitneye âlet olur, bunlar da sebep olan kadar mesuldürler.
Fitnenin çeşitleri vardır. Kılıçla çıkartılan fitne ile söz ile çıkartılan fitne arasında bir fark yoktur.
Zira Resulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz Hadis-i şerif'lerinde şöyle buyurmuşlardır:
"Fitneden uzak durun! Şüphesiz ki fitnelerde dil (tesir bakımından) kılıç darbesi gibidir." (İbn-i Mâce: 3968)
Bugün Irak ve Suriye başta olmak üzere bütün İslâm dünyasında kılıç ile çıkartılan fitne birçok canlara maloluyor.
Ancak dikkat ederseniz söz fitnesi olmasa idi kılıç fitnesi bu kadar yayılmazdı. Yıllar yılı müslümanlar arasında yayılan fitne, küffarın körüklemesi ile azdı, sonunda müslümanlar birbirine düştü. Birbirini katletti. Halen de müslüman olan birçok devlet kendi içlerinde paramparça olmuşlar ve bir iç harp hali yaşamaktadırlar.
Küffar İslâm memleketlerini fitne çıkartarak parçalamak, birbirine düşürmek ister. Şeytan hakikat ehlini fitne çıkartarak parçalamak, birbirine düşürmek ister. Şeytanın tuzağına düşenler, onun askeri olurlar, işleri parçalamak olur. Dış düşmanın yapamadığını, İslâm maskesi altında yapmış olur.
İslâm topluluğu içerisinde çıkartılan fitnelerin sonucunu görüyoruz. Küffar elini ovuşturarak seyrediyor. Müslüman devletler yıkılıyor, orduları tarumar oluyor. Küffarın silahla, askerle yapamadığını fitne çıkartanlar yapmış oluyor. Küffara hizmet etmiş oluyor. Ne acıdır ki müslümanların bu acı, feci durumu müslüman olacak birçok kimseye de kötü numune olmakta ve İslâm dini ile müşerref olmalarına mani olmaktadır.

Hakikat Dergisi

Yorumunuzu yazın

Daha yeni Daha eski

Sponsor



Sponsor