DiniErk






Süfyân bize ez-Zührî'den, o Saîd b. el-Müseyyeb'den, o Ebû Hüreyre'den (ra) şunu nakletti:
Allah Resûiü (sav) şöyle buyurdu: "Müşteri kızıştırmayın. Bir kimsenin kardeşinin alışverişi üzerine alışveriş yapması doğru değildir. Hiç kimse kardeşinin dünürlüğü üzerine kalkıp dünürcü göndermesin"

Riyazüs Salihin Cilt-8'de de konu hakkında hadisi şerif şu şekilde belirtilmektedir.  "Dünür gidilmiş kadına başkası dünür gitmemelidir" (VII, 368,369)

Mekkî b. İbrahim bize anlatarak dedi ki: İbni Cüreyc bize Nâfi'den, o İbni Ömer'den (ra) şöyle dediğini nakletti: Allah Resulü (sav) birbirinizin alışverişi üzerine alışverişi yasakladı. Kişi din kardeşinin dünürlüğü üzerine dünürlük göndermesin. Tâ ki önceki dünürlük gönderen dünürlükten vazgeçinceye veya kendisine izin verinceye kadar.[1]

Hüküm, Din kardeşinin alışverişi üzerine alışverişte bulunmak, pazarlığı üzerine pazarlık etmek nasıl tahrimen mekruh ise, dünürlüğü üzerine dünürlük gön­dermek de aynı şekilde tahrimen mekruhtur.

Yahya b. Bükeyr bize anlatarak dedi ki: el-Leys bize Cafer b. Rebîa'dan, o el-A'rac'dan, o Ebû Hüreyre'den (ra) şunu nakletti: Zandan uzak durun. Çünkü zan, sözlerin en yalanıdır. Casusluk et­meyin, başkalarını araştırmayın, birbirinize buğzetmeyin. Kardeş olun. Kişi, evieninceye veya (dünürlüğü) bırakıncaya kadar din kardeşinin dünürlüğü üzerine dünürlük göndermesin. [2]

Yukarıda görülen hadisi şeriflerden sonra Diyanet İşleri Başkanlığı Yüksek Kurulunun verdiği karara da bakalım.

Bir vatandaşın, "Kendisine dünür gidilip de karar aşamasında olan ya da söz kesilen bir kadına bir başkası evlilik teklifinde bulunabilir mi?" sorusunu cevaplandıran Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu, "nişanlı olan çift arasında nikah gerçekleşmemişse, bu nişan bozulmadıkça veya nişan sahibi olan erkek tarafı, söz konusu nişanlı kızla artık ilgilerinin kalmadığı ve herhangi bir kimsenin buna talip olmalarına karşı çıkmayacaklarını belirtmedikçe başka bir Müslümanın buna talip olması mekruh kabul edildiğini" dile getirdi.

DİNEN GÜNAH, AMA HUKUKEN GEÇERLİDİR

Konuyla ilgili Peygamber Efendimiz'in (sas) 'Sizden biri sakın Müslüman kardeşinin pazarlığı üzerine pazarlık yapmasın ve nişanlısına talip olmasın' Hadis-i Şerif'ini hatırlatan Din İşleri Yüksek Kurulu, kararında şu ifadelere yer verdi: "Nişanlı kıza talip olmanın mekruh sayılmasının ana sebebi şudur; kız tarafı bu evlilik teklifine olumsuz cevap vermedikçe veya taraflar söz kesilmesi ya da nişandan sonra evlenme vadinden vazgeçtiklerini henüz açıkça ortaya koymadan ikinci bir kişi tarafından böyle bir teşebbüste bulunulursa, bu diğer tarafa büyük bir haksızlık ve hakaret sayıldığı gibi aynı zamanda onun düşmanlığını da kazanmaya sebep olacaktır. Dinen sakıncalı ve günah bir davranış olmakla birlikte bu duyarlılığa dikkat etmeden devreye giren ikinci kişilerle yapılan nişan ve nikah hukuken geçerlidir." şeklinde cevap verdiği gibi, Kurulun web sayfasında da yer alan "Kendisine dünür gidilip de karar aşamasında olan ya da söz kesilen bir kadına bir başkası evlilik teklifinde bulunabilir mi? soru ve açıklamaya göre de Nişanlı olan çift arasında nikâh gerçekleşmemiş ise, bu nişan bozulmadıkça veya erkek tarafı söz konusu nişanlı kızla artık ilgilerinin kalmadığı ve herhangi bir kimsenin buna talip olmalarına karşı çıkmayacakları zımnen de olsa anlaşılmadıkça başka bir Müslümanın bu kıza talip olması mekruh kabul edilmektedir. Nitekim konu ile ilgili hadiste “Sizden biri sakın Müslüman kardeşinin (…) dünür gittiği birine talip olmasın.” (Buhârî, Nikâh 46; Müslim, Nikâh, 6) buyrulmuştur. Aksi yönde davranış erkek tarafına haksızlık ve hakaret sayılabileceğinden taraflar arasında husumete sebep olabilir (Şafiî, el-Ümm, V1, 106-109; İbn Kudâme, el-Muğnî, IX, 567; İbn Âbidin, Reddü’l-muhtâr, V, 221).
Dinen sakıncalı ve günah bir davranış olmakla birlikte bu duyarlılığa dikkat etmeden devreye giren ikinci kişilerle yapılan nikâh geçerlidir.

Notlar

[1] Buhârî, buyû/1995, 2020, nikâh/4746; Müslim, nikâh/2530-2531, buyû/2786-2787; Tirmizî,   buyû/1213;   Nesâî,   nikâh/3191,   buyû/4428;   Ebû   Dâvud,   nikâh/1783, buyû/2979;    İbn    Mâce,    ticârât/2162;    İbn    Hanbel,    musnedu'l-müksirîn/4492; Mâlik/nikâh/965, buyû/1188; Dârimî, nikâh/2454

[2] Buhârî, nikâh/4747, edeb/5604, 5606, ferâiz/6229; Müslim, nikâh/2533-2535, bir/4646-4649; Tirmizî, bir/1911; Nesâî, nikâh/3187-3190; Ebû Dâvud, nikâh/1781; İbn Mâce, nikâh/1857, ticârât/2165; İbn Hanbel, bakî musnedi'I-müksirfn/7035, 7375, 7402, 7520, 7536, 7770, 8148, 8365, 8690, 8746, 8757, 9387, 9620, 9682, 9698, 9828, 9861, 9971, 10112, 10149, 10237, 10283, 10527; Mâlik, nikâh/964, câmi/1412; Dârimî, ni­kâh/2080.  Bkz. 333 no.lu hadis-i şerif.

Yorumunuzu yazın

Daha yeni Daha eski

Sponsor



Sponsor