DiniErk





Koronavirüs sürecinde başlayan normalleşme adımları kapsamında başlayan cemaatle toplu ibadet uygulaması kapsamında, vatandaşların camilere seccadeleriyle gelme zorunluluğu hasıl oldu.
Korona virüs salgını sürecinde normalleşmeye yönelik atılan adımlardan biri olarak camilerin ibadete açılması bir takım zorunlu hazırlıklara neden olmuştu. Bunlardan biri de vatandaşların camilere gelirken beraberinde seccade getirmeleri idi.
Ancak yolda olanlar ya da evden çıkarken unutanlara çare ya cami kapılarına konulan kağıt, plastik ve tek kullanımlık namazlıklar ya da yakınlarda bulunan dükkanlarda satılan seccadeler oluyordu.
Camilerin ibadete açılmasıyla birlikte, tek ve tekrar kullanımlık seccade satışları artarken Beyoğlu ilçesinde bulunan bir cami içerisinde seccade satıldığını görenler "bunu da gördük" demeye başladı.
İstanbul Beyoğlu ilçesinde bulunan Müeyyetzade Cami içerisine ibadet etmek için gelen vatandaşlara seccadesiz içeriye girmelerinin yasak olduğunu söyleyen görevliler uyarıda bulunmaktadır. Bu uyarı nedeniyle yanında seccadesi olmayan vatandaşlar ya geri çıkmakta ya da caminin hemen girişinde 2 TL karşılığında satılan tek kullanımlık seccadeleri satın almak zorunda kalmaktadırlar.
Beyoğlu Müftülüğü'nün camilerde sürekli hijyen konusunda temizlik yaptığını duyurmasına rağmen bireysel olarak namaz kılmak için camiye uğrayanlara zorunlu seccade satılmasının uygun olmadığını söyleyen çevre esnafı ve geçerken yolu bu camiye düşenler camide ticaretin haram olduğunu, camiye gelenlere yardımcı olunması gerektiğini söylemektedirler.

Haber : DiniErk / Özel

CAMİDE TİCARET YAPMAK

Rasûlüllah Efendimiz (sav): "Küçük çocuklarınızı, delilerinizi, alış-verişınızi, sesinizi yükseltmeyi, hadlerinizi uygulamayı mescidlerinizden uzak tutun..."(Hindî, VN/670 (Hadisi Ibn Adıy, Taberanî rivayet etmişlerdir)) buyurmuştur.
Yine: "Şu mescidler... Ancak Allah (cc)'i zikretmek, namaz kılmak ve Kur'ân okumak içindir".(Hindî, VN6661 (Hadisi, Ahrried b. Habel ve Müslim rivayet etmişlerdir.))
"Mescidde alım-satım yapan birisini görürseniz ona deyin ki, Allah ticaretine kazanç vermesin. Kaybettiği bir şeyi soran birisini görürseniz ona deyin ki, Allah onu sana geri getirmesin"(Zeylaî, Nasbur-Râye, N/493; Hindî, VN/666) buyurmuş ve "mescidlerde alış-veriş yapmayı, kayıp ilânını ve şiir okumayı... yasaklamıştır".(agk.)

Buna göre; her ne olursa olsun, mescidde alım-satımını yapmanın yasaklandığı anlaşılır. Ancak bu yasağın derecesi farklı anlaşılabilmiştir. Meselâ: Hanefi fıkıh kitaplarının muteberlerinden Halebî Kebir'de bu hadislere işaret edilerek bir yerde: "Mescid, içinde alış-veriş yapmaktan... korunmalıdır" denirken (Halebî Kebîr, 610), daha sonra bir yerde de, mescidde alış-veriş yapmanın haramlığına işaret edilir. (age. 614) Fetavay-i Hindiyye'de aynı ibare tekrarlanır.(I/110) Ama Ibn Abidin; mescid bir pazar havasına çevrilirse mekruh olur, diyecek kadar mes'eleyi hafif tutanların olduğunu söyler.(Ibn Abidîn, I/440-41)

Kısaca mescidde satış yapmak Hanefiler ve Malıkîlere göre (tahrimen) mekruhtur. Ama bu çirkin ve günah bir iş olmakla beraber, satana kazandığı, alana aldığı helâl olur. Çünkü bu bizatihi çirkin değil, başka çirkinliğe sebep olduğu için (ligayrıhi) çirkindir. Hanbelilere göre ise haramdır. Akid gerçekleşse dahi batıl olur. Mescidde itikâfta bulunan birisi ise ticaret gayesi ile yapmadığı, orada bulunabilmesi için muhtaç olduğu için yaptığı alış-verişlere mecbur olduğundan bunlar caizdir.(Vehbe, N/708) Durum bu olunca; hutbelerden, vaazlardan takvim, kitap ya da mecmua satış ilani yapmak, bunları satmak en azından mekruh derecesinde çirkin bir iştir, yapmamak ve yaptırmamak gerekir. Çünkü bunlar beraberlerinde başka çirkinlikleri de getirir. Şimdiden birçok mescidimizde bunlara ilave olarak kitap vb. şeyler de satılmaya başlanmıştır bile. Hatta bu cami içi tezgahlara islâm'a muhalif kitapların dahi girebilmesi çok ilginç bir olaydır. "Bir bid'at ihdas edene o bid'at sürdükçe günah yazılır."

Kaynak : Enfal.de

Yorumunuzu yazın

Daha yeni Daha eski

Sponsor



Sponsor