DiniErk





Mart ayından bu yana ibadete açılan camilerde Covid19 nedeniyle alınan tedbirlerle ilişkili olarak camiden camiye farklılıklar göstermesine tanık oluyoruz.
Büyükşehir'de bilhassa İstanbul gibi tarihi ve yeni açılan camilerle çok sayıda alternatif olunca farklı camilere giderek ibadet etme, cami tanıma ve cemaatlere karışma, tanışma tanıma ve yeni bilgiler, yeni yerler görme gibi imkan bulmak mümkün olmaktadır.
Şahsen, her cuma farklı camilerde cuma bayramını yaşamayı sevenlerdenim. Bazen bir iki araç bazen tek araçla bir kaç km uzaklıkta zaman olursa farklı şehirlerde bulunan manevi boyutu bilinen camilere gittiğimiz oluyor.
Ancak salgın sonrası alınan tedbirlerle hangi camide nasıl önlem alınmış, hangi camide nasıl bir uygulama yapılmış farklılığını yaşamaya başlamamız da bizim için farklı bir merak konusu olmaya başladı.
Her hafta farklı uygulamalarla yaşadıklarımız gördükçe bazen genelge bunun neresinde dedirtirken bazı yerlerde genelgeye uygun bazı yerlerde de genelgeye itaat etmenin abartıldığını görüyoruz.
Bilindiği gibi, Covid19 salgın hastalık nedeniyle kapatılan camiler 29 Mayıs 2020 tarihinden itibaren öncelikle öğle ve ikindi vakitlerinde ve cuma namazı kısıtlamalı ve şartlı olarak açılmış daha sona 24 Haziran  2020 tarihinden sonra yine genelge doğrultusunda kısıtlamalı olarak ve önlemler doğrultusunda beş vakit ibadet serbestliği tanınmıştı.
İçişleri Bakanlığı'nın yayınladığı genelgeler doğrultusunda ibadet için bilhassa cuma günleri camilere giden vatandaşların farklı uygulamalar içerisinde karşılaşmasının hoş bir durum arzetmediğine tanık olduğumuz içinde bu sayfalardan, Diyanet İşleri Başkanlığı'nın konuyla ilgili net bir açıklama yapması gerektiği inancına erdik.


Gördüklerimiz nedir.
Genelge'nin ilk haftasında 18 -60 yaş arası sağlıklı Müslümanların camilerde cuma namazı kılınması istenilmiş bunun için ülkedeki tüm polis, jandarma ve zabıta güçlerine ve hatta Diyanet çalışanlarına farklı görev yerlerinde denetleme, kontrol ve yasaklara uyma konusunda vatandaşların sıkı denetimi vazifesi verilmişti.
Daha sonra beş vakit namazlara geçilince bu denetleme kısıtlı sayıda görevliyle sağlanmaya çalışıldı. Ve sonunda merkezi cami dışında konu daha da serbest hale getirildi.
Seccade + abdest ve sağlıklı gel üçlemesi ile uyarılar yapılsa da herkes camiye koştu.
Cami görevlileri yapılması gereken denetlemeyi bırakarak kapıları herkese haklı olarak açtı.
Bugünlerde maskesiz, seccadesiz namaz ve çorapsız insanların camileri doldurduğu görülmektedir. Müdahale edilmiyor.
Toplu taşım araçlarında, park ve dinlenme alanlarında, plajlarda yollarda omuz omuza sıkı fıkı olan insanlarımız bugün sadece cami ve hastanelerde mesafe kuralına zoraki olarak sokulmaktadır.
Konuyu dağıtmayalım. Camilerde farklı uygulamaların nasıl olduğunu izah edip Diyanet'ten net bir açıklama yapmasını isteyelim.
Bilhassa cuma günleri cemaatin çok olduğu yerlerde bir camiye gidiyorum.( Edirnekapı Mihrimah Sultan Cami ) Müezzin Kuran okudu, ezan sonrası ilk sünnet ve hutbe sonrası iki rekat farzı kıldıran imam efendi akabinde camiyi boşaltılma konusunda emirler vererek caminin boşaltılmasını istedi.
Arnavutköy Taşoluk Yeşil Camiinde vaaz da vardı, cuma namazı sonrası dua edildi ve imam dahil bir çok cemaat cumanın kalan diğer tüm rekatlarını kılarak camiden ayrıldı.
İstanbul Büyük Çamlıca Camiinde cuma namazı sonrası dua edildi ve imam mihraptan ayrıldı ve cemaat serbest kaldı
İstanbul Süleymaniye Camiinde vaaz da vardı, cuma namazı sonrası dua edildi ve imam dahil bir çok cemaat cumanın kalan diğer tüm rekatlarını kılarak camiden ayrıldı.
Sultançiftliği Merkez Camiinde vaaz da vardı, cuma namazı sonrası dua edildi ve imam dahil bir çok cemaat cumanın kalan diğer tüm rekatlarını kılarak camiden ayrıldı.
İstanbul Sokullu Mehmet Paşa Camiinde Kuran Kerim tilaveti vardı ve imam dahil bir çok cemaat cumanın kalan diğer tüm rekatlarını kılarak camiden ayrıldı.
Arnavutköy Hz Osman Camiinde Kuran Kerim tilaveti ve ardından vaaz vardı ve imam dahil bir çok cemaat cumanın kalan diğer tüm rekatlarını kılarak camiden ayrıldı. Sosyal mesafeye imamın uyarısına rağmen uyan olmadı
Ve en son olarak Gaziosmanpaşa Merkez Camiinde ilçe müftüsü vaaz verdi. Ve imam dahil herkes normal cuma namazı nasıl eda ediliyorsa o şekilde oldu.


Gelelim sosyal mesafe düzenine.
Yukarıda saydığım tüm camilerde Çamlıca ve Gaziosmanpaşa haricinde saf düzeni çapraz ve mesafeli olarak ( aşağıdaki fotoğrafta görülen düzende ) cemaatin yerleştirilmesine özen gösterilse de söz edilen iki camide saflar arasında ( İçişlerinin ilk genelgesine bağlı kalınarak) uzun mesafeler bırakılarak bir düzen tutturulmuştu ki, cemaatin çok olduğu yerde yer israfı söz konusu edilmiş durumda idi.
Gezindiğimiz ve araştırdığımız camilerin çok büyük bir kısmı olması gereken saf düzenini aşağıdaki resimdeki gibi uygulamış idi. Hem cemaatin cami içine girmesi sağlanmış hem de safın kıymeti artırılmış idi.
Ve zaten İçişleri Bakanlığı sadece öğle ve ikindi vakitlerinde sınırlı cemaatin girmesi için bu planı tatbik ettirmiş idi. Daha sdnra yapılan ( ikinci genelge ile ) bu düzen esnetilmişti. Ne yazık ki, bu uygulamaya bazıları fransız kalmış.

İdeal saf düzeni
Çamlıca ve Gaziosmanpaşa ilçe merkezinde bulunan merkez camiinde aşağıdaki saf düzeni  sürdürülmeye çalışılmaktadır. Ve bu yüzden cami geneli boş kalırken gelen cemaat ya meydana ya da alt zemin kata balkonlara sevkedilerek yer israfında bulunuluyordu.
Cami dışında namaz kılınmasını şart koşanlar, belki yaz mevsimi dolayısıyla "yağmur çamur yok" edebiyatı yaparak bahane arayacaklar lakin 30 - 40 derece güneş altında mağdur edilecek olan insanları görmeyecek kadar kör olamazlar herhalde...


Hatta, yer israfıına neden olacak şekilde ( saflar arasında bir metre değil yaklaşık 1,50 cm önden arkadan sağ ve soldan mesafeli, bir saf yeri dolu bir saf yeri boş bırakacak şekilde halı üzerindeki çizgilere göre ) düzen kurmuş olan Gaziosmanpaşa Merkez cami imamına dışarıda kılamayacağımızı boşlukların çok olduğunu söylediğimizde kolumuzdan tutup dışarıyı gösteren hareketinden sonra (hiç hoş bir durum arz etmemişti) "ne yani camiden mi göndereceksin" sözünü söylemimize neden oldu.


Ve caminin daim cemaati içeride serin ortamda ve geniş geniş ibadet ederken onlardan katbekat çok sayıda olanların kızgın güneşin altında, tozun toprağın gelen giden kalabalığın ve araç gürültüsünün içerisinde ibadet etmesine sebep olan yanlış kararların alınıp bunun yanlışlığına bakmadan, inisiyatif kullanamadan uygulayanlara yüklenen vebali de sorgulamak lazım.

İçişleri Bakanlığınca ilk genelgede belirtilen ancak Cuma cemaati için uygulanması gereksiz olan saf düzeni.
Sadece bu mu. Saf düzeni ve namazların tam kılınması sorunu dışında İçişleri Bakanlığının genelgesine göre vaazlar verilecek mi verilmeyecek mi ?
Bu soruda cevapsız kalan bir soru.. Bir paylaşımda bir imam efendi vaaz verilmesi için kendilerine SMS ile bildirimde bulunulduğunu söyledi.

Emir gelmiş..

 Eğer durum bu ise genelgeyi veren İçişleri Bakanlığı yok sayılmış olmuyor mu ? Ve vaaz veriliyorsa buna neden tüm camilerde uyulmuyor.
İlgili genelgelere ulaşmak için aşağıdaki linklere ulaşabilirsiniz.
22.05.2020 tarihli Cami ve Mescitlerde Cemaatle İbadet Edilmesi Genelgesi
24.06.2020 tarihli Cami ve Mescitlerde Cemaatle Namaz İbadetleri Hakkında UHK Kararlarına İlişkin Basın Açıklaması
Şimdi, vaazlar var mı, cemaatin saf düzeni esnetildi mi, camilere 18 - 60 yaş arası alınıyor mu, cuma namazı 6 rekat kılınıp cemaat çıkartılıyor mu, maske, seccade uygulaması da esnetildi mi gibi soruların netliğe kavuşması gerekiyır mu yoksa bu çarpık düzene karşı sessiz mi kalınacak.
Bekliyoruz.

Yorumunuzu yazın

Daha yeni Daha eski

Sponsor



Sponsor