DiniErk





Kuvvet-ül İslâm“İslamın Gücü” Cami’nin geniş avlusu içerisnde konuşlanan Kutub Minar, Hindistan’ın başkenti Yeni Delhi’de Hindistan'daki Müslüman egemenliğinin en görkemli eserleri arasında gösteriliyor.
Başlangıçta özel bir adı yokken sonraları 1235’te yakınına gömülen Çiştî şeyhi Kutbüddin Bahtiyâr’dan dolayı bu adla anılır olmuştur. Hint-İslâm mimarisinin şaheserlerinden biri olup dünyanın en yüksek (72,59 m.) ve en güzel minaresi kabul edilir.
Kutub Minar’ın yapımına Delhi-Türk Sultanı Kutbettin Aybek tarafından 1192'de başlanılmıştır. Beş katlı olan minare İl-Tutmuş tarafından tamamlanmıştır. Günümüzde Eski Delhi adı verilen ve Hindistan’da Kutbettin tarafından kurulan ilk Müslüman şehri Delhi, 1193 yılında sultanlığın başkenti yapılmıştır. Delhi'de 1193 yılında inşasına başlanıp 1197 yılında tamamlanan “Kuvvet-ül İslâm Cami”, yani İslam’ın Kuvveti Cami’nin günümüze sadece kalıntıları ulaşmıştır. Ancak buna rağmen ihtişamını kaybetmiş değildir. Başta Kutub Minar olmak üzere çok geniş bir kompleks olarak ziyaretçilerin ilgisini çekmeye devam etmektedir.
Kutub Minâr, âbidevî karakteriyle Delhi sultanlarının Kuvvetü’l-İslâm Camii’ne duydukları ilginin yanı sıra dikkatlerini doğrudan kendi üzerine çekmiştir.
Yapımında Afganistan'da bulunan 'Cam Minaresi'nden etkilenildiği söylenen minare, Sultan Kutbettin Aybek'in tüm dinlere saygı duyması nedeniyle, İslam ve Hindu figürlerini bir arada barındırıyor. Bu özellikler minarenin ilk Hint-İslam mimarisi eserleri arasında yer almasını sağlıyor.

Gittikçe daralan beş katlı bir gövdesi olan minare, müstakil bir yapıdır. İlk üç katı kırmızı kumtaşından, dördüncü ve beşinci katları daha çok mermerdendir; her katın arasında mukarnaslar ve yazı kuşaklarıyla bezenmiş dört şerefe bulunur. Taban çapı 14,42 m., yüksekliği mevcut haliyle 72,59 m. olan Kutub Minâr’ın en üst kısmındaki çapı 2 metredir. Kutbiddin Aybek devrinde yapılan ilk katının üzeri Gurlu Muhammed’e methiyelerle doludur.
Kutub Minar, geometrik formlarının oluşturduğu simetri ve yazı kuşaklarının harmonisiyle Hindistan’daki İslam mimarisinin köklü geçmişini gözler önüne seriyor. Mimari açıdan eşsiz bir yapıda olan Kutub Minar’ın yüksekliği yetmiş üç metre, çevresi ise üç metreye yakındır. Yukarıya doğru gittikçe çevre genişliği daralan minarenin dışı yivli olup ilk bölümde yirmi dört yuvarlak ve düz yiv vardır. Diğer bölümlerinde ise yivler yuvarlaktır. Yapımında yoğunlukla kırmızı kum taşı ve mermer kullanılmıştır. Dört şerefesi bulunan Kutub Minar’ın her bölümde şerefelerine açılan birer kapısı vardır.
Selçuklu, Gurlu ve Gazneli mimarisinin izlerini taşıyan eser, asırlar boyunca sayısız ekleme, uzatma ve genişletmeye maruz kalsa da abidevi özelliğini kaybetmemiştir. İlk Müslüman liderin zafer anıtı olarak inşa ettirdiği bilinen Kutub Minar, UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alıyor. 
Kutub Minaresi’nin yanında Hindistan’da yapılan ilk cami olan “İslamın Gücü” camii bulunur. Qutub-id Din Aybek, bu caminin yapımını 1193 yılında tamamlamıştı. Aradan geçen asırlar boyunca bu yapıya pek çok ekleme ve genişletmeler yapıldı. İlk yapı, eski bir Hindu tapınağının üzerine inşa edilmişti. Doğu girişinde bulunan bir plakette bu olay, burada bulunan 27 putun parçalanması şeklinde anlatılmaktadır. Cami, mimari olarak Hindu ve Jain özellikleri göstermektedir.

Derlemedir.

Yorumunuzu yazın

Daha yeni Daha eski

Sponsor

Sponsor