DiniErk





Mihrimah Sultan Cami sırların, gizemin, ve büyük bir aşkın sözleri arasında giren bir camiden söz etmek istiyoruz. Edirnekapı'da bulunan Mihrimah Sultan camiinden..

GİZLİ SEVDANIN SEMBOLÜ, MİHRİMAH SULTAN CAMİ
Mihrimah Sultan..Kanuni Sultan Süleyman'ın biricik kızı. Mimar Sinan'ın gizli sevdası. Rüstem Paşa'nın eşi..Sayısız cami, medrese, sebil, çeşme vs yapılarda ismi olan, sarayı içten içe fetheden akıllı bir kadın. 
Kanuni Sultan Süleyman’ın en sevdiği kızı olan Mihrimah Sultan, annesi öldükten sonra babasının devlet işlerinde danışmanlık yapar. Bir çeşit valide sultan gibi itaat edilir ve babası öldükten sonra da saray işlerinden elini eteğini çekmez ve kardeşlerinin başa geçmesi ile Hala Sultan olarak ömrünün sonuna kadar sözü dinlenen biri olarak tarihteki yerini alır.
Sinan, aşkını öyle sihirli eserlerde saklamıştır ki, bu sırra şaşırmamak, o sevdaya özenmemek elde değildir.Mihrimah Sultan’a açıklanamayan bir aşkla bağlı olan Sinan Mihrimah Sultan için yaptığı ve özellikle de Mihrimah Sultan'ın Sinana'a yaptırdığı tüm eserlerde bu aşkı bulmak mümkündür. Sultan'a kavuşamayan Mimar Sinan aşkını, sanatında ince ince işlemiştir.
İstanbul’dan Batı’ya doğru devam eden yolun, surlardaki son noktasını oluşturan Edirnekapı’ya gelenlerin karşılayıcısı; şehirden dışarı çıkanların yolcu edenidir Mihrimah Sultan Camii bu aşkın örneklerinden sadece birsidir. İsimdaşı olan Üsküdar'daki Cami ile yılın bir ayında, o ayın bir gününde ay yüzlü Mihrimah Sultan'ın aşk belgeseli gün yüzüne çıkar.
Mihrimah Sultan’ın doğum günü olan 21 Mart gece ile günün birbirine eşit olarak kavuştuğu gün, Edirnekapı’daki Mihrimah Sultan Camii’nin tek minaresinin arkasından güneş batarken, Üsküdar’daki caminin minareleri arasından ay doğmaktadır.
Efsane aşkın küçük bir imzası, bir görselidir bu durum.İşte Edirnekapı'daki Mihrimah Sultan'ın gizemi olan ve unutulan öyküsünden sadece biri budur. ( Not : Her ne kadar bir çok yerde bu aşktan, bu gizemden bahsedilse de bazı kişilerin gerçek dahi olsa camiye mistik bir hava katan, ilgi çekmesine sebep olan bu olayın asla gerçek olmadığı da vurgulanmaktadır. Mehmet Coral adlı yazarın ben uydurdum dediği, tanınmış yazarlardan İskender Pala'nın anlatımlarına yer verdiği bu aşk öyküsüne, Yavuz Bahadıroğlu ve Murat Bardakçı da karşı çıkmaktadır. Bakınız Malumatfuruş )

MİHRİMAH SULTAN CAMİ GÖREVLİLERİNDE ARANAN ÖZELLİKLER
Yukarıda yer verdiğimiz aşk öyküsü gerçek ya da yalan bilemeyiz  Lakin bu yazacaklarımız da aynı ile gerçek. 
Bugün imam ve vaiz atamalarında hatta temizlik yapacak hizmetli de bile Diyanet İşleri Başkanlığı'nın asla ve asla önemsemediği liyakata değil, hatır gönüle dayalı mülakatlarından görev alan cami görevlilerinin seçiminde izlenen özelliklere baktığınız zaman nereden nereye geldiğimizi anlayacaksınız. Osmanlı döneminde tüm camilerde görevlendirilen kişilerin nasıl özenle seçildiğini zaman zaman okuyarak öğrendiğimiz gibi Mihrimah Sultan'ın yaptırdığı camilerde görevlilerin nasıl seçildiğini birazdan öğrendiğinizde insanların camiden bugün neden kaçtığını anlarsınız. Hoş sadece insanlar değil camiye görevli olarak atananların da camilerden kaçtığını gördüğümüz günlerdir, bugünler. Kapalı camiler, vazifesini adam gibi yerine getirmeyen maaşlı memurlar bugün camileri boş bırakırken bir zamanlar elleri öpülesi, o cami görevlilerinden eser kalmadığını gördükçe kahroluyor, üzülüyor ve İslam'ın neden fobiye dönüştüğünü anlıyoruz. 
İşte Mihrimah Sultan'ın Vakfiyelerinden olan Edirnekapı Mihrimah Sultan Külliyesinde görevlendirilecek olanlarda aranan özellikler. 
Vâiz için özellikle alim, nâsıh, sâilih tefsir ve hadîs nakline kadir ve Hanefî mezhebinden bir kimse olması, hatib ve imâm olanların da sâilih mütedeyyin, muttakilerden olması
şart edilmiştir. 
Müezzinler, güzel sesli, lisânı sahîh ve fasih, iyi nefesli kimseler olacak Cami için 4 müezzin şart olacak. Her gün değimeli olarak vakit ezanlarını okuyacaklardır, cumaları mübarek geceler, bayramlar ve Ramazanda 4’ü birlikte ezanı eda edeceklerdir. Kayyımların, çerağcıların ( aydınlatma ile ilgili görevlilerin ) ve ferrâşların (temizlik görevlisi) sâlihlerden mütedeyyin emin ve tâhir kimseler olması istenmiştir. 
Edirnekapı Camiinde devir hatmi indirecek vazifelilerin iyi nefesli, güzel sesli, ayıptan uzak kişilerden olması, naathânın Hz. Peygamber’in şanını anlatan beyitler okuması şartı getirilmiştir. 
Ve vakıf sahibinin vasiyetinde bugün yapılmayan dualar nasıl olacak derseniz. İşte duaların yapılma şekli. Kurân-ı Kerim’in ve naat-ı şerifin tilâvetinden sonra bir muarrif dua edecektir. Camide okunan duaların hepsi vâkıfenin eşi Rüstem Paşa’nın ruhuna hediye edilecektir. Camide güzel koku duyulması için tayin edilecek buhurcunun temiz birisi olması şartı getirilmiştir. (Zülfikar 1989).

YETİMLERE YUVA OLAN CAMİ 
Mihrimah Sultan Cami 1918 ve 1923 yıllarında İngiliz ve Fransızların İstanbul'u işgali öncesi yapılan savaşlarda perişan düşen halk içinde birçok çocuk yetim ve öksüz kalmıştı. O günün koşullarında sahipsiz kalan çocuklar Edirnekapı'daki Mihrimah Sultan Camii'ne yerleştirildi. Ve aylarca bu çocukların barınağı haline gelmişti. 


O günün koşullarında sahipsiz kalan bu çocukların Edirnekapı'daki Mihrimah Sultan Camii'ne yerleştirildiği görülüyor. Fotoğraflar : İstanbul'un İş günlerinde Fransız komutan Franchet d'Espéret'ye ait İstanbul fotoğraf albümünden

GÜNÜMÜZ MİMARLARINI ŞAŞKINA ÇEVİREN SİSTEM
Mimar Sinan'ın mesleki zekası ve muhteşem eserlerinin sırrını, günümüz mimarlarının ne kadar yetersiz bilgiye sahip olduklarını ve Sinan'ın eserlerini yaparken kullandığı zekasını anlayamadıklarını Mihrimah Sultan Caminin 1999 yılında başlayan ve 11 yıl süren restorasyonu sırasında da görüyoruz.. 
Mimar Sinan, Kanuni Sultan Süleyman'ın kızı Mihrimah Sultan adına 1562-1565 tarihleri arasında Edirnekapı'da camiyi inşa ederken, yüksek kotta yapılan temellerinin ve zemininin sağlam kalabilmesi için sürekli olarak su ile temas etmesi gerektiğini hesaplamıştı. Koca Sinan eserinin su ihtiyacını karşılamak için de çevresinde kuyular kazdırdı. Hayati önem taşıyan kuyuların ne kadar vazgeçilmez olduğunun anlaşılamaması caminin sonunu hazırlıyor. Günümüzde restore eden teknik ekip kuyulara bir anlam veremeyip kapattırınca tarihi caminin sonunu kendi elleriyle hazırlamış oldular. Zamanla şehir şebeke suyu da gerekçe oluşturdu ve kuyular kapatıldı. Caminin temellerinin arası bu nedenle balçıkla doldu. Ve cami 1999 depreminde çökme tehlikesi yaşadı. Duruma el koyan Vakıflar Genel Müdürlüğü, camiyi yıkılmaktan Mimar Sinan'ın şifresini çözerek kurtardı. Yapılan araştırmalarda Mimar Sinan'ın, temelin yer altı sularından etkilenmemesi için yaptırdığı kuyuların kapatılmasının tarihi caminin sonunu hazırladığı ortaya çıktı. 
Restorasyon kapsamında, etrafındaki çelikten koruyucu dayanaklar kaldırıldı. Toplam 97 güçlendirme kuyusu açılarak, cami zemini stabil hale getirildi ve kayma engellendi. Cami bohçalanma yöntemiyle tamamen çevrildi ve temel sağlam duruma alındı. Mihrimah Sultan Camisi'nin 18 metre altından geçilerek, güçlendirme kuyuları birbirleriyle bağlı hale getirildi. Yetkililer, tarihi eserin gençlik dönemine döndüğünü söyledi.
Restorasyon ve onarımla sağlamlaştırılan camide, 450 yıl önceki döneme dönüş yapıldı. Üç yılda yapılan caminin 11 yıl süren restorasyonunun ne anlama geldiğini de sizlere bırakıyoruz.

Derleme : Erol Kara / erolkaranet

Yorumunuzu yazın

Daha yeni Daha eski

Sponsor



Sponsor